Cevşen-ül Kebir 81-90. Ukdeler

 

يَا مَنْ اَنْعَمَ بِحَوْلِه۪ ٭ يَا مَنْ اَكْرَمَ بِطَوْلِه۪ ٭ يَا مَنْ عَادَ بِلُطْفِه۪ ٭ يَا مَنْ تَعَزَّزَ بِقُدْرَتِه۪ ٭ يَا مَنْ قَدَّرَ بِحِكْمَتِه۪ ٭ يَا مَنْ حَكَمَ بِتَدْب۪يرِه۪ ٭ يَا مَنْ دَبَّرَ بِعِلْمِه۪ ٭ يَا مَنْ تَجَاوَزَ بِحِلْمِه۪ ٭ يَا مَنْ دَنَا ف۪ى عُلُوِّه۪ ٭ يَا مَنْ عَلاٰ ف۪ى دُنُوِّه۪ ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ
Ey güç ve havliyle nimet veren, Ey geniş ve bol imkânlarıyla ikram eden, Ey tekrar tekrar lütufta bulunan, Ey kudretiyle her yerde izzetini gösteren, Ey her şeyi hikmetiyle ölçüp biçen, Ey tedbîriyle hükmeden, Ey ilmiyle her şeyi idare eden, Ey hilim ve yumuşaklığıyla kullarını cezalandırmaktan vazgeçen, Ey yüceliğiyle beraber kullarına yakın olan, Ey yakınlığında yüceliği tezâhür eden,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
يَا مَنْ يَخْلُقُ مَا يَشَٓاءُ ٭ يَا مَنْ يَفْعَلُ مَا يَشَٓاءُ ٭ يَا مَنْ يَهْد۪ى مَنْ يَشَٓاءُ ٭ يَا مَنْ يُضِلُّ مَنْ يَشَٓاءُ ٭ يَا مَنْ يَغْفِرُ لِمَنْ يَشَٓاءُ ٭ يَا مَنْ يُعَذِّبُ مَنْ يَشَٓاءُ ٭ يَا مَنْ يَتُوبُ عَلٰى مَنْ يَشَٓاءُ ٭ يَا مَنْ يُصَوِّرُ فِى اْلاَرْحَامِ كَيْفَ يَشَٓاءُ ٭ يَا مَنْ يَز۪يدُ فِى الْخَلْقِ مَا يَشَٓاءُ ٭ يَا مَنْ يَخْتَصُّ بِرَحْمَتِه۪ مَنْ يَشَٓاءُ ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ
Ey dilediğini yaratan, Ey dilediğini yapan, Ey dilediğine hidayet eden, Ey dilediğini saptıran, Ey dilediğini bağışlayan, Ey dilediğine azap eden, Ey dilediğinin tövbesini kabul eden, Ey anne rahimlerindeki yavruları dilediği gibi şekillendiren, Ey yaratıklarında dilediği şeyi ziyade kılan, Ey rahmetini dilediğine tahsis eden,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
يَا مَنْ لَمْ يَتَّخِذْ صَاحِبَةً وَ لاَ وَلَدًا ٭ يَا مَنْ لاَ يُشْرِكُ ف۪ى حُكْمِه۪ٓ اَحَدًا ٭ يَا مَنْ جَعَلَ لِكُلِّ شَىْءٍ قَدْرًا ٭ يَا مَنْ لَمْ يَزَلْ رَح۪يمًا ٭ يَا جَاعِلَ الْمَلٰٓئِكَةِ رُسُلاً ٭ يَا مَنْ جَعَلَ فِى السَّمَٓاءِ بُرُوجًا ٭ يَا مَنْ جَعَلَ اْلاَرْضَ قَرَارًا ٭ يَا مَنْ جَعَلَ مِنَ الْمَٓاءِ بَشَرًا ٭ يَا مَنْ اَحْصٰى كُلَّ شَىْءٍ عَدَدًا ٭ يَا مَنْ اَحَاطَ بِكُلِّ شَىْءٍ عِلْمًا ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ
Ey hiçbir eş ve evlat edinmeyen, Ey kimseyi hükmüne ortak kılmayan, Ey her şeye bir plan ve miktar tayin eden, Ey şefkat ve merhameti zeval bulmayıp devam eden, Ey melekleri elçi kılan, Ey semâda burçlar meydana getiren, Ey yeryüzünü kararlı ve barınmaya müsait kılan, Ey insanı bir damla sudan yaratan, Ey her şeyi sayarak hesabını yapan, Ey her şeyi ilmiyle kuşatan,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ يَا فَرْدُ ٭ يَا وِتْرُ ٭ يَٓا اَحَدُ ٭ يَا صَمَدُ ٭ يَٓا اَمْجَدُ ٭ يَٓا اَعَزُّ ٭ يَٓا اَجَلُّ ٭ يَٓا اَحَقُّ ٭ يَٓا اَبَرُّ ٭ يَٓا اَبَدُ ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ
Allah’ım! Senden şu isimlerinin hakkı için istiyor ve yalvarıyorum:
Ey eşi ve benzeri olmayan Ferd, Ey zât, sıfat ve fiillerinde çifti olmayan Vitr, Ey her bir şeyde birliğini gösteren Ehad, Ey hiçbir şeye muhtaç olmayan ve her şeyin kendisine muhtaç olduğu Samed, Ey şan, şeref ve yüceliği en büyük olan Emced, Ey izzet ve galibiyeti mukayeseye gelmeyen Eazz, Ey sonsuz azamet ve celâl sahibi Ecell, Ey bütün gerçeklerden daha gerçek ve ibâdete en çok lâyık olan Ehakk, Ey herkesten fazla iyilik yapan Eberr, Ey varlığının sonu olmayan Ebed,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
يَا مَعْرُوفَ مَنْ عَرَفَهُ ٭ يَا مَعْبُودَ مَنْ عَبَدَهُ ٭ يَا مَشْكُورَ مَنْ شَكَرَهُ ٭ يَا مَذْكُورَ مَنْ ذَكَرَهُ ٭ يَا مَحْمُودَ مَنْ حَمِِدَهُ ٭ يَا مَوْجُودَ مَنْ طَلَبَهُ ٭ يَا مَوْصُوفَ مَنْ وَحَّدَهُ ٭ يَا مَحْبُوبَ مَنْ اَحَبَّهُ ٭ يَا مَرْغُوبَ مَنْ اَرَادَهُ ٭ يَا مَقْصُودَ مَنْ اَنَابَ اِلَيْهِ ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ
Ey Kendisini tanımak isteyenlerin mârufu, Ey Kendisine ibâdet edenlerin mâbudu, Ey Kendisine şükredenlerin meşkûru, Ey Kendisini zikredenlerin mezkûru, Ey Kendisini övenlerin mahmûdu, Ey Kendisini arayanlar için mevcut olan, Ey Kendisini bir tanıyanların mevsûfu, Ey Kendisini sevenlerin sevgilisi, Ey Kendisini arzulayanların merğubu, Ey dergâhına dönenlerin maksudu,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
يَا مَنْ لاَ مُلْكَ اِلاَّ مُلْكَهُ ٭ يَا مَنْ لاَ يُحْصِى الْعِبَادُ ثَنَٓائَهُ ٭ يَا مَنْ لاَ تَصِفُ الْخَلآَئِقُ جَلاَلَهُ ٭ يَا مَنْ لاَ يُدْرِكُ اْلاَبْصَارُ كَمَالَهُ ٭ يَا مَنْ لاَ يَبْلُغُ اْلاَفْهَامُ صِفَاتَهُ ٭ يَا مَنْ لاَ يَنَالُ اْلاَفْكَارُ كِبْرِيَٓائَهُ ٭ يَا مَنْ لاَ يُحْسِنُ اْلاِنْسَانُ نُعُوتَهُ ٭ يَا مَنْ لاَ يَرُدُّ الْعِبَادُ قَضَٓائَهُ ٭ يَا مَنْ ظَهَرَ ف۪ى كُلِّ شَىْءٍ اٰيَاتُهُ ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلَهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ
Ey saltanatından başka gerçek saltanat olmayan, Ey kulların senâsını saymakla bitiremediği, Ey mahlûkatın celâlini vasfedemediği, Ey gözlerin kemâlini idrak ve ihâta edemediği, Ey zekâların sıfatlarına ulaşmakta acze düştüğü, Ey fikirlerin, kibriyasının hakikatine ulaşamadığı, Ey insanların, sıfatlarını güzelce tavsif edemediği, Ey kulların, hükmünü geri çeviremediği, Ey her şeyde Kendisini tanıtan deliller açıkça görülen,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
يَا حَب۪يبَ الْبَكَّٓائ۪ينَ ٭يَا سَنَدَ الْمُتَوَكِّل۪ينَ ٭ يَا هَادِىَ الْمُضِلّ۪ينَ ٭ يَا وَلِىَّ الْمُؤْمِن۪ينَ ٭ يَٓا اَن۪يسَ الذَّاكِر۪ينَ ٭ يَٓا اَقْدَرَ الْقَادِر۪ينَ ٭ يَٓا اَبْصَرَ النَّاظِر۪ينَ ٭ يَٓا اَعْلَمَ الْعَالِم۪ينَ ٭ يَا مَفْزَعَ الْمَلْهُوف۪ينَ ٭ يَٓا اَنْصَرَ النَّاصِر۪ينَ ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ
Ey günahları için ve kendisine olan aşk ve muhabbetten dolayı ağlayanların sevgilisi, Ey kendisine tevekkül edenlerin dayanağı, Ey hak yoldan sapanları hidayete erdiren, Ey müminlerin dost ve sahibi, Ey kendisini zikredenlerin can yoldaşı, Ey bütün güçlülerden daha güçlü, Ey bütün bakanlardan daha iyi gören, Ey bütün ilim sahiplerinden daha âlim, Ey kederli bîçarelerin kaçıp sığındığı, Ey bütün yardım edenlerden daha çok yardım eden,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ يَا مُكْرِمُ ٭ يَا مُعَظَّمُ ٭ يَا مُنَعِّمُ ٭ يَا مُعْط۪ى ٭ يَا مُغْن۪ى ٭ يَا مُحْي۪ى ٭ يَا مُبْدِىُٔ ٭ يَا مُرْض۪ى ٭ يَا مُنْج۪ى ٭ يَا مُحْسِنُ ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ
Allah’ım! Senden şu isimlerinin hakkı için istiyor ve yalvarıyorum:
Ey gerçek ikram sahibi Mükrim, Ey dilediğini büyüten ve eserleriyle büyüklüğünü gösteren Muazzım, Ey mahlûkatını çeşit çeşit nimetlere gark eden Müna’ım, Ey mahlûkatına lâzım olan her şeyi veren Mu’ti, Ey mahlûkatının ihtiyacını giderip zengin kılan Muğnî, Ey canlılara hayat veren Muhyî, Ey mahlûkatı maddesiz ve örneksiz ilk defa yaratan Mübdî, Ey mahlûkatını nimetleriyle hoşnut kılan Murzî, Ey mahlûkatı her türlü tehlikeden kurtaran Müncî, Ey bol bol iyilikte bulunan Muhsîn,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
يَا كَافِىَ كُلِّ شَىْءٍ ٭ يَا قَٓائِمًا عَلٰى كُلِّ شَىْءٍ ٭ يَا مَنْ لاَ يُشْبِهُهُ شَىْءٌ ٭ يَا مَنْ لاَ يَز۪يدُ ف۪ى مُلْكِهِ شَىْءٌ ٭ يَا مَنْ لاَ يَنْقُصُ مِنْ خَزَٓائِنِه۪ شَىْءٌ ٭ يَا مَنْ لاَ يَخْفٰى عَلَيْهِ شَىْءٌ ٭ يَا مَنْ لَيْسَ كَمِثْلِه۪ شَىْءٌ ٭ يَا مَنْ بِيَدِه۪ مَقَال۪يدُ كُلِّ شَىْءٍ ٭ يَا مَنْ وَسِعَتْ رَحْمَتُهُ كُلَّ شَىْءٍ ٭ يَا مَنْ يَبْقٰى وَ يَفْنٰى كُلُّ شَىْءٍ ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ
Ey her şeye kâfi, Ey her şeyi idare eden kaim, Ey hiçbir şey Kendisine benzemeyen, Ey mülkünde, irâdesi dışında hiçbir şey artmayan, Ey hazînelerinden hiçbir şey eksik olmayan, Ey hiçbir şey Kendisine gizli bulunmayan, Ey misli ve benzeri hiçbir şey bulunmayan, Ey her şeyin anahtarı elinde olan, Ey rahmeti her şeyi kuşatan, Ey her şey fâni olduğu halde Kendisi bâkî kalan,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
يَا مَنْ لاَ يَعْلَمُ الْغَيْبَ اِلاَّ هُوَ ٭ يَا مَنْ لاَ يَصْرِفُ السُّٓوءَ اِلاَّ هُوَ ٭ يَا مَنْ لاَ يُدَبِّرُ اْلاَمْرَ اِلاَّ هُوَ ٭ يَا مَنْ لاَ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ اِلاَّ هُوَ ٭ يَا مَنْ لاَ يُقَلِّبُ الْقَلْبَ اِلاَّ هُوَ ٭ يَا مَنْ لاَ يَخْلُقُ الْخَلْقَ اِلاَّ هُوَ ٭ يَا مَنْ لاَ يُتِمُّ النِّعْمَةَ اِلاَّ هُوَ ٭ يَا مَنْ لاَ يُنَزِّلُ الْغَيْثَ اِلاَّ هُوَ ٭ يَا مَنْ لاَ يُحْيِى الْمَوْتٰى اِلاَّ هُوَ ٭ يَا مَنْ لاَ يُغْن۪ى عَلَى التَّحْق۪يقِ اِلاَّ هُوَ ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ
Ey gaybı Kendisinden başka kimse bilemeyen, Ey kullarından kötülüğü Kendisinden başka kimse defedemeyen, Ey işleri Kendisinden başka kimse idâre edemeyen, Ey günahları Kendisinden başka kimse mağfiret edemeyen, Ey kalpleri Kendisinden başkası değiştiremeyen, Ey mahlûkatı Kendisinden başkası yaratamayan, Ey nîmetleri Kendisinden başkası tamamlayamayan, Ey yağmuru Kendisinden başkası yağdıramayan, Ey ölüleri kendisinden başkası diriltemeyen, Ey kullarını kendisinden başkası gerçek zengin kılamayan,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.

Yorumlar