Seçme Hadisler


  • 401

    Ebu Hureyre ve İbnu Ömer (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “ Ahir zamanda, dinle dünyayı talebeden insanlar zuhur edecek. Bunlar, insanlar(a iyi görünüp, onları aldatmak) için öyle bir yumuşaklığa bürünürler ki koyun postu yanlarında kaba  kalır. Dilleri de baldan daha tatlıdır. Ancak kalpleri kurtlarınkinden vahşidir. Cenâb-ı Hak (bunlar için) şöyle diyecektir:"

    “Beni aldatmaya mı çalışıyorsunuz, yoksa bana karşı cürete mi yelteniyorsunuz? Zât-ı Akdesime yemin olsun, bunlar üzerine, kendilerinden çıkacak öyle bir fitne göndereceğim ki, içlerinde halim olanlar bile şaşkına dönecekler.”

    (Tirmizi, Zühd 60)

  • 400

    Hz. Ebu Hureyre (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) bir gün:

    “Hüzün kuyusundan ALLAH'a sığının!” buyurdular. Oradakiler:

    “ Ey ALLAH'ın Resulü! Hüzün kuyusu da nedir?” diye sordular.

    “ O,  cehennemde bir vadidir; cehennem, o vadiden her gün yüz kere ALLAH'a (cc) sığınma taleb eder.” dedi.

    “ Ey ALLAH'ın Resulü! Oraya kimler girecek?” denildi.

    “ Oraya, amellerinde riya yapan kurralar girecektir!..” dedi.”

    (Tirmizi, Zühd 48)

  • 399

    Ka'b İbnu Mâlik (ra) anlatıyor: Resulullah (sav)'ın şöyle söylediğini işittim:

    “Kim alim geçinmek, sefihlerle münazara yapmak ve halkın dikkatlerini kendine çekmek gibi maksatlarla ilim öğrenirse, ALLAH o kimseyi cehenneme atar.”

    (Tirmizi, İlm 6)

  • 398

    Şüfeyyü'l-Esmai, Ebu Hureyre'den naklediyor): Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “ Kıyamet günü ilk çağrılıcaklar, Kur'an'ı ezberleyen biri, ALLAH yolunda öldürülen biri ve bir de çok malı olan biridir. ALLAH Teâla Hazretleri Kur'an okuyana:

    “ Ben Resulüme inzal buyurduğum şeyi sana öğretmedim mi?” diye soracak. Adam:

    Evet ya Rabbi!” diyecek.

    “ Bildiklerinle ne amelde bulundun?" diye Rabb Teâla tekrar soracak. Adam:

    “ Ben onu gündüz ve gece boyunca okurdum.” diyecek. Allahu Teâla Hazretleri:

    “ Yalan söylüyorsun!” diyecek. Melekler de ona:

    “ Yalan söylüyorsun!” diye çıkışacaklar. Allah Teâla Hazretleri ona:

    “ Bilakis sen, ‘Falanaca Kur'an okuyor.’ densin diye okudun ve bu da söylendi.” der.

    Sonra, mal sahibi getirilir. ALLAH Teâla Hazretleri:

    “ Ben sana bolca mal vermedim mi? Hatta o kadar bol verdim ki, kimseye muhtaç olmadın?” der. Zengin adam,

    “Evet Ya Rabbi.” der.

    “ Sana verdiğimle ne amelde bulundun?” diye Rabb Teâla sorar. Adam:

    “ Sıla-i rahimde bulunur ve tasadduk ederdim.” der. Allah Teâla Hazretleri:

    “ Bilakis sen, ‘Falanca cömerttir.’ desinler diye bunu yaptın ve bu da denildi.” der.

    Sonra ALLAH yolunda öldürülen getirilir. ALLAH Teâla Hazretleri:

    “ Niçin öldürüldün?” diye sorar. Adam:

    “ Senin yolunda cihadla emrolundum. Ben de öldürülünceye kadar savaştım.” der. Hakk Teâla ona:

    “ Yalan söylüyorsun!” der. Ona melekler de:

    “ Yalan söylüyorsun!” diye çıkışırlar. ALLAH Teâla Hazretleri ona tekrar:

    “ Bilakis sen: ‘Falanca cesurdur.’ desinler diye düşündün ve bu da söylendi.” buyurur.”

    Sonra Resulullah (sav) Ebu Hureyre'nin dizine vurup:

    “Ey Ebu Hureyre! Bu üç kimse, kıyamet günü, cehennemin, aleyhlerinde kabaracağı ALLAH'ın ilk üç mahlûkudur!” dedi.

    Şüfey der ki: “Ben Ebu Hureyre'den aldığım bu hadisi, Hz. Muaviye'ye haber verdim. Bunun üzerine: “Böylelerine bu muamele yapılırsa, insanların geri kalanlarına neler yapılır?” dedi ve Hz. Muaviye şiddetli bir ağlayışla ağlamaya başlası, öyle ki helak olacağını zannettim. Derken bir müddet sonra kendine geldi, yüzündeki (gözyaşlarını) sildi. Ve şunları söyledi:

    “ ALLAH ve O'nun Resulü doğru söylediler: “Dünya hayatını ve onun zinetini isteyenlere, orada işlediklerinin karşılığını tastamam veririz. Onlar orada bir eksikliğe de uğratılmazlar. İşte ahirette onlara ateşten başka bir şey yoktur. İşledikleri şeyler orada boşa gitmiştir. Zaten yapmakta oldukları da bâtıldır.” (Hûd, 11/15-16)

    (Müslim, İmaret 152)

  • 397

    Ebu Musa (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) herhangi bir işi için bir adam gönderse şu tembihte bulunurdu:

    “Sevindirin, nefret ettirmeyin, kolaylaştırın, zorlaştırmayın.”

    (Ebu Davud, Edeb 20)

  • 396

    Cerîr (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “Bir kimse yumuşak davranmaktan mahrum ise hayrın tamamından mahrumdur.”

    (Müslim, Birr 75)

  • 395

    Hz. Aişe (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “Rıfk (yumuşaklık / nezaket) bir şeye girdi mi onu mutlaka tezyin eder, bir şeyden de çıkarıldı mı onu mutlaka kusurlu kılar.”

    (Müslim, Birr 78) 

  • 392

    Hz. Ebu Hureyre (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “Hayvanlarınızın sırtını minberler yerine koymayın. Şurası muhakkak ki tek başınıza güçlükle gidebileceğiniz bir yere sizi götürmeleri için ALLAH onları sizlere musahhar (hizmetçi) kıldı. Arzı da sizin (durma yeriniz) kıldı, öyleyse ihtiyaçlarınızı (duran hayvanın sırtında değil) arz üzerinde görün.”

    (Ebu Davud, Cihad 61)

  • 391

    Abdullah İbnu Câfer (ra) anlatıyor: Resulullah bir seferinde Ensâr'dan bir zatın bahçesine girdi. Orada bir deve vardı. Deve Resulullah (sav)'ı görünce inledi ve gözlerinden yaşlar aktı. Aleyhissâlatu vesselam deveye yaklaştı ve gözyaşlarını sildi. Hayvan sakinleşti.

    “ Bu devenin sahibi kim?” diye sorarak ilgi gösterdi. Ensâr'dan bir genç: “O bana aittir ey ALLAH'ın Resulü!” deyip ortaya çıkınca Hz. Peygamber onu payladı:

    “ALLAH'ın sana mülk kıldığı bu deve hakkında ALLAH'tan korkmuyor musun? Bak! Bu bana şikayette bulundu. Sen bunu acıktırıyor ve fazla çalıştırarak da yoruyormuşsun.”

    (Ebu Davud, Cihad 47)

  • 390

    İbnu Ömer (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “Bir kadın, eve hapsettiği bir kedi yüzünden cehenneme gitti. Kediyi hapsederek yiyecek vermemiş, yeryüzünün haşeratından yemeye de salmamıştı.”

    (Buhari, Bed'ül-Halk 17)

  • 389

    “Fahişe bir kadın, sıcak bir günde, bir kuyunun etrafında dönen bir köpek gördü, susuzluktan dilini çıkarmış soluyordu. Kadıncağız mestini çıkarıp (onunla su çekip köpeği suladı). Bu sebeple mağfiret olundu.”

    (Müslim, Tevbe 155)

  • 388

    Hz. Ebu Hureyre (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “Bir adam yolda yürürken susadı ve susuzluğu arttı. Derken bir kuyuya rastladı. İçine inip susuzluğunu giderdi. Çıkınca susuzluktan soluyup toprağı yemekte olan bir köpek gördü. Adam kendi kendine: “Bu köpek de benim gibi susamış.” deyip tekrar kuyuya inip, mestini su ile doldurup ağzıyla tutarak dışarı çıktı ve köpeği suladı. ALLAH onun bu davranışından memnun kaldı ve günahlarını affetti.”

    Resulullah'ın yanındakilerden bazıları: “Ey ALLAH'ın Resulü! Yani bize hayvanlar(a yaptığımız iyilikler) için de ücret mi var?” dediler. Aleyhissâlatu vesselam:

    “ Evet! Her “yaş ciğer” (sahibi) için bir ücret vardır.” buyurdu.”

    (Buhari, Şirb 9)

  • 387

    Ömer İbnu'l-Hattab (ra) anlatıyor: “ Resulullah (sav)'a bir grup esir getirilmişti. İçlerinde bir kadın vardı, göğüsleri sütle dolu idi. Bu kadın (sağa-sola) koşuyor, esirler arasında bir çocuk bulduğu zaman onu yakalayıp kucaklıyor, göğsüne bastırıyor ve emziriyordu. (Dikkatleri çeken bu manzara karşısında), aleyhissâlatu vesselam:

    “ Bu kadının, çocuğunu ateşe atacağına kanaatiniz olur mu?” dedi. Bizler:

    “ Hayır!” diye cevap verince:

    “ (Bilin ki), ALLAH'ın kullarına olan rahmeti, bu kadının çocuğuna olan şefkatinden fazladır.” buyurdu.”

    (Buhari, Edeb 18)

  • 386

    “ALLAH, arz ve semayı yarattığı gün, yüz rahmet yarattı. Her bir rahmet göklerle yer arasını dolduracak kadardır. Ondan yeryüzüne tek bir rahmet inmiştir. İşte anne, yavrusuna bununla şefkat eder. Vahşi hayvanlar ve kuşlar birbirlerine bununla merhamet ederler. Kıyamet günü geldiği vakit ALLAH, rahmetine bunu da ilave ederek (tekrar yüze) tamamlayacaktır.”

    (Müslim, Tevbe 21)

  • 385

    Selman-ı Fârisi (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “ALLAH'ın yüz rahmeti var. Bunlardan biriyle mahlukat kendi aralarında birbirlerine merhamet gösterirler. Doksan dokuz rahmet de kıyamet günü içindir.”

    (Müslim, Tevbe 20)

  • 384

    Ebu Hureyre (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “ALLAH rahmeti yüz parçaya böldü. Bunlardan doksan dokuz parçayı kendine ayırdı. Yeryüzüne geri kalan bir cüzü indirdi. (Bunu da -cin, insan ve hayvan- mahlukatı arasında taksim etti.) Bu tek cüzden nasibine düşen pay sebebiyledir ki mahlukat birbirlerine karşı merhametli davranır. At, (hayvan) yavrusuna basmamak endişesiyle ayağını bu sayede kaldırır.”

    (Buhari, Edeb 19)

  • 383

    Hz. Ebu Hureyre (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “ALLAH celle şanuhu mahlukatın olmasına hükmettiği zaman yanında bulunan, Arş'ın gerisindeki bir kitaba şunu yazdı: “Muhakkak ki rahmetim gadabıma galebe çalmıştır.”

    (Buhari, Tevhid 15)

  • 382

    Ebu Hureyre (ra) anlatıyor: “Resulullah (sav) (bir gün), Hasan İbnu Ali (ra)'yi öpmüş idi. Bu sırada yanında bulunan Akra İbnu Habis, (sanki bunu tuhaf karşıladı ve):

    “Benim on tane çocuğum var. Fakat onlardan hiçbirini öpmedim.” dedi. Resulullah (sav) ona bakıp:

    “ Merhamet etmeyene merhamet edilmez.” buyurdu.”

    (Buhari, Edeb 18)

  • 381

    Ebu Hureyre (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) şöyle buyurmuştur:

    “Merhamet, ancak şakinin (ebedi hüsrana uğrayanın) kalbinden çıkarılır.”

    (Tirmizi, Birr 16)

  • 380

    Hz. Cerir (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “ALLAH, insanlara merhamet etmeyene rahmette bulunmaz.”

    (Buhari, Tevhid 2)

  • 379

    Abdullah İbnu Amr İbni'l-As (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “ALLAH, merhametli olanlara rahmetle muamele eder. Öyleyse, sizler yeryüzündekilere karşı merhametli olun ki, semada bulunanlar da size rahmet etsinler. Rahim (akrabalık bağı) Rahmân'dan bir bağdır. Kim bunu korursa ALLAH onunla (rahmet bağı) kurar, kim de koparırsa, ALLAH da ondan (rahmet bağını) koparır.”

    (Tirmizi, Birr 16)

  • 378

    Katâde İbnu Numan (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “ALLAH bir kulu sevdi mi, onu dünyadan korur. Tıpkı sizden birinin hastasına suyu yasaklaması gibi.”

    (Tirmizi, Tıbb 1)

  • 377

    Sehl İbnu Sa'd (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “Eğer dünya ALLAH nazarında sivri sineğin kanadı kadar bir değer taşısaydı, tek bir kafire ondan bir yudum su içirmezdi.”

    (Tirmizi, Zühd 13)

  • 376

    İbnu Mes'ud (ra) anlatıyor: Resulullah (sav)'ın yanına girmiştim. Onu bir hasır örgünün üzerinde uyumuş buldum. Hasır, (vücudunun açık olan) yan taraflarında izler bırakmıştı.

    “Ey ALLAH'ın Resulü dedim, sana bir yaygı temin etsek de hasırın üstüne sersek, onun sertliğine karşı sizi korusa!”

    “ Ben kim, dünya kim. Dünya ile benim misalim, bir ağacın altında gölgelenip sonra terkedip giden yolcunun misali gibidir.”

    (Tirmizi, Zühd 44)

  • 375

    Hz. Enes (ra) anlatıyor:

    “Dünya sevgisi her çeşit hatalı davranışların başıdır. Bir şeye olan sevgin seni kör ve sağır yapar.”

    (Ebu Davud, Edeb 125)

  • 374

    Ebu Hureyre (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “Dünya, mü'mine hapishane, kafire cennettir.”

    (Müslim, Zühd 1)

  • 373

    Ebu Ümâme (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “Kim yatağına temiz (abdestli) olarak girer ve uyku bastırıncaya kadar ALLAH'ı zikrederse, gecenin herhangi bir saatinde uyanıp da ALLAH'tan dünya ve ahiret hayırlarından bir şey isterse ALLAH Teâla, istediğini mutlaka ona verir.”

    (Tirmizi, Da'avât 100)

  • 372

    Ebu Hureyre'nin bir rivayetinde şöyle gelmiştir: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “ALLAH Teâla Hazretleri diyor ki: “Kulum, hakkımda nasıl bir zan yürütürse ben öyleyimdir. O, beni zikredince ben onunla beraberim. O beni içinden geçirirse, ben de onu içimden geçiririm. O, beni bir cemaat içerisinde anarsa, bende onu, onunkinden daha hayırlı bir cemaatte anarım. O, bana bir karış yaklaşırsa ben ona bir arşın yaklaşırım. O bana bir arşın yaklaşırsa, ben ona bir kulaç yaklaşırım. O bana yürüyerek gelirse ben ona koşarak giderim.” 

    (Buhari, Tevhid 50)

  • 371

    Hz. Ebu Musa (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “İçerisinde ALLAh zikredilen evlerin misali ile içerisinde ALLAh zikredilmeyen evlerin misali, diri ile ölünün misali gibidir.”

    (Buhari, Da'avât 66)

  • 370

    Ebu Müslim el-Eğarr (ra) diyor ki: Ben şehadet ederim ki Ebu Hureyre ve Ebu Said (ra) Resulullah (sav)'ın şöyle söylediğine şehadet ettiler:

    "Bir cemaat oturup ALLAH'ı zikrederse, mutlaka melekler etraflarını sarar, ALLAH'ın rahmeti onları bürür, üstlerine sekine iner ve ALLAH onları yanında bulunan (büyük melek)lere anar.”

    (Müslim, Zikr 39)

   

-->