Seçme Hadisler


  • 338

    Hz. Aişe (ra) anlatıyor: "Ey ALLAH'ın Resulü, şayet Kadir Gecesi'ne tevafuk edersem nasıl dua edeyim?” dedim. Şu duayı okumamı söyledi:

    “ Allahümme afuvvun tuhibbu'l-afve fa'fü anni. (ALLAH'ım! Sen affedicisin, affı seversin, beni affet).”

    (Tirmizi, Da'avât 89)

  • 337

    Amr İbnu Şuayb (ra) anlatıyor: Hz. Peygamber (sav) buyurdular ki:

    “ Duaların en faziletlisi arafe günü yapılan duadır. Ben ve benden önceki peygamberlerin söyledikleri en faziletli söz, ‘Lâ ilâhe illallahu vahdehu lâ şerike leh lehü'l-mülkü ve lehü'l-hamdü ve hüve alâ külli şey'in kadir. (ALLAH'tan başka ilah yoktur, O tektir, O'nun ortağı yoktur, mülk O'nundur, hamd O'na aittir. O, her şeye kâdirdir.’ sözüdür.”

    (Muvatta, Kur'an 32) 

  • 336

    Ubey İbnu Ka'b (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “Rüzgara küfretmeyin. Hoşunuza gitmeyen bir rüzgar görünce: ‘ALLAH'ım, senden bunun hayrını talebediyorum.’ deyin.”

    (Tirmizi, Fiten 64)

  • 335

    Hz. Aişe (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) rüzgar estiği zaman şu duayı okurdu:

    “ALLAH'ım senden bunun hayrını ve bunda olan (menfaatlaerin de) hayrını ve bunun gönderiliş maksadındaki hayrı da istiyorum. Bunun şerrinden, bunda olanın şerrinden, bununla gönderilen şeyin şerrinden de sana sığınıyorum.”

    (Buhari, Bed'ül-Halk 5)

  • 334

    Hz. Aişe (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) ufuk-ı semada bir bulut belirtisi gördü mü işi terkeder, namazda idiyse kısa keser ve şu duayı okurdu:

    “ALLAH'ım, bunun şerrinden sana sığınırım.” Yağmur başlarsa: “ALLAH'ım, bol yağmur, faydalı yağmur (ver).” derdi.

    (Ebu Davud, Edeb 113)

  • 333

    İbnu Ömer (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) gök gürleyip şimşek çakınca şu duayı okurdu:

    “ALLAH'ım, bizi gadabınla öldürme, azabınla da helak etme, bundan (azabından) önce bize afiyet (içinde ölüm) ver.”

    (Tirmizi, Da'avât, 51) 

  • 332

    Talha İbnu Ubeydillah (ra) anlatıyor: Hz. Peygamber (sav) hilali görünce şu duayı okurdu:

    “ALLAH'ım, ayın hilal devresini bize bereketli, imanlı, selametli ve İslam üzere geçirt. (Ey hilal) benim de senin de Rabbin ALLAH'tır.”

    (Tirmizi, Da'avât 52)

  • 330

    Hz. Aişe (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) heladan çıkınca şöyle derdi:

    “Gufraneke (affını talebediyorum).” (Ebu Davud, Tahâret 17) 

  • 329

    Hz. Enes (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) kaza-yı hacet için helaya girdiği zaman şu duayı okurdu:

    “ Allahümme inni euzü bike mine'l-hubsi ve'l habâis. [ALLAH'ım, pislikten ve (cin ve şeytan gibi) kötü yaratıklardan sana sığınırım.]”

    (Buhari, Vudû 9) 

  • 328

    Hz. Enes (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) Sa'd İbnu Ubade'nin yanında ekmek ve zeytinyağı yemişti. Sonunda şöyle bir dua buyurdu:

    “Yanınızda oruçlular yemek yesin, yemeğinizden ebrarlar yesin, üzerinize melekler dua etsin.”

    (Ebu Davud, Et'ime, 55)

  • 327

    Muaz İbnu Enes (ra) der ki: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “Muhakkak ki ALLAH, kulun bir şey yiyip hamdetmesinden veya bir şey içip hamdetmesinden razı olur.”

     (Müslim, Zikr 89)

  • 326

    Muaz İbnu Enes (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “Kim bir şey yer ve: 'Bana bu yiyeceği yediren ve tarafımdan hiçbir güç ve kuvvet olmadan bunu bana rızık kılan ALLAH'a hamdolsun.' derse geçmiş günahları affolur.”

    (Ebu Davud, Libâs 1) 

  • 325

    Ebu Said (ra) anlatıyor: Hz.Peygamber (sav) bir şey yeyip içti mi şu duayı okurdu:

    “Bize yedirip içiren ve bizi Müslüman kılan ALLAH'a hamdolsun.”

    (Tirmizi, Da'avât 75)

  • 324

    El Hudri (ra) anlatıyor: Hz. Peygamber (sav) elbiseyi yenilediği zaman şu duayı okurdu:

    “ ALLAH'ım! Hamd sanadır, -(giydiği şey ne ise) ismen söyleyerek- Bunu bana sen giydirdin. Bunun hayırlı olmasını, yapılış gayesine uygun olmasını diliyor, şerrinden ve yapılış gayesine uygun olmamasından sana sığınıyorum.”

    (Ebu Davud, Libas 1)

  • 323

    Esma Bintu Ümeys (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) bana: “ Sana sıkıntı zamanında okuyacağından bir duayı öğreteyim mi? ” diye sordu ve şu duayı söyledi:

    “Allahu, Allahu Rabbi lâ üşrike bihi şey'en. (Rabbim ALLAH'tır, ALLAH! Ben ona hiçbir şeyi ortak koşmam!)

    (Ebu Davud, Salât 361)

  • 322

    Hz. Ebu Hureyre (ra) anlatıyor: “Hz. Fatıma (ra) Resulullah (sav)'a gelerek bir hizmetçi talebetmişti. Resulullah ona:

    “ Şu duayı oku(man senin için hizmetçi edinmenden daha hayırlı).” dedi.

    “ ALLAH'ım! Sen yedi semanın Rabbi, Arş-ı Azâm'ın Rabbisin. Sen bizim Rabbimiz ve her şeyin Rabbisin. Tevrat, İncil ve Furkân'ı indiren, tohum ve çekirdekleri açansın. Her şeyin şerrinden sana sığınıyorum. Her şeyin alnından yapışmışsın (dizginleri senin elindedir). Evvel sensin, senden önce bir şey yoktu. Ahir sensin, senden sonra da bir şey kalmayacak. Sen zâhirsin, senin üstünde bir şey mevcut değildir. Sen bâtınsın, senin dışında bir şey yoktur. Benim borcumu öde, beni fukaraıktan kurtar, zengin kıl.”

    (Tirmizi, Da'avât 68) 

  • 321

    el-Hudri (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) bir gün Mescid'e girdi. Orada Ensariden Ebu Umâme (ra) denen kimse ile karşılaştı. Ona:

    “ Ey Ebu Umâme, niçin seni namaz vakti dışında Mescid'de oturmuş görüyorum?” diye sordu.

    “Peşimi bırakmayan bir sıkıntı ve borçlar sebebiyle ey ALLAH'ın Resulü.” diye cevap verdi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav):

    “ Sana bazı kelimeler öğreteyim mi? Bunları okursan, ALLAH, senden sıkıntını giderir ve borcunu öder.”

    “Evet, ey ALLAH'ın Resulü, öğret!” dedi.

    “ Öyleyse akşama çıktın mı sabaha erdin mi şu duayı oku: 'ALLAH'ım, üzüntüden ve kederden sana sığınırım. Aczden ve tembellikten sana sığınırım, korkaklıktan ve cimrilikten sana sığınırım. Borcun galebe çalmasından ve insanların kahrından sana sığınırım.' ” dedi.

    (Ebu Ümame) der ki: “Ben bu duayı yaptım, ALLAH benden gamımı giderdi, borcumu ödedi.”

    (Ebu Davud, Salât 367)

  • 320

    Hz. İbnu Abbas (ra) anlatıyor: Hz. Peygamber (sav) üzüntü sırasında şu duayı okurdu:

    Halim ve azim olan ALLAH'tan başka ilah yoktur. Büyük Arş'ın Rabbi olan ALLAH'tan başka ilah yoktur. Kıymetli Arş'ın Rabbi, arz'ın Rabbi, Semâvât'ın Rabbi olan ALLAH'tan başka ilah yoktur.”

    (Buhari, Da'avât 27) 

  • 319

    Hz. Sa'd (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “Balığın karnında iken, Zü'n-Nûn'un yaptığı dua şu idi: ' Lâ ilâhe illâ ente sübhâneke innî küntü mine'z-zâlimin. (ALLAH'ım! Senden başka ilah yoktur, seni her çeşit kusurlardan tenzih ederim. Ben nefsime zulmedenlerdenim.)' Bununla dua edip de icabet görmeyen yoktur.”

     (Tirmizi, Da'avât 85)

  • 318

    Abdullah el-Hatmi (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) birisiyle vedalaştı mı şöyle derdi:

    “Dininizi, emanetinizi ve işlerinizin akibetini ALLAH'ın muhafazasına bırakıyorum.”

    (Ebu Davud, Cihad 80)

  • 317

    Hz. Ebu Hureyre (ra) anlatıyor: “Bir adam Hz. Peygamber (sav)'e:

    “Ey ALLAH'ın Resulü, ben sefere çıkmak istiyorum, bana tavsiyede bulun!” diye talepte bulundu. Efendimiz:

    “ Sana ALLAH'tan korkmanı ve (yol boyu aştığın) her tepenin başında tekbir getirmeni tavsiye ediyorum.” buyurdu. Adam döneceği sırada şu duada bulundu: “ALLAH'ım! Ona uzaklığı dür, yolculuğu kolay kıl.”

    (Tirmizi, Da'avât 47)

  • 316

    İmam Mâlik'e ulaştığına göre Hz. Peygamber (sav) sefer arzusuyla ayağını bineğinin özengisine koyduğu zaman şu duayı okurdu:

    “ Bismillah! ALLAH'ım! Sen seferde arkadaşım, ailemde vekilimsin. ALLAH'ım, bize arzı dür, seferi kolaylaştır. ALLAH'ım, yolun meşakkatlerinden, üzüntülü dönüşten, mal ve ailede vukua gelecek kötü manzaralardan sana sığınıyorum.”

    (Muvatta, İsti'zân 34)

  • 315

    İbnu Ömer (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) bir cemaatte oturduğu zaman, ashabı için şu duayı okumadan nadiren kalkardı:

    “ ALLAH'ım! Bize korkundan öyle bir pay ayır ki, bu, sana karşı işlenecek günahlarla bizim aramızda bir engel olsun. İtaatinden öyle bir nasip ver ki, o bizi cennete ulaştırsın. Yakininden öyle bir hisse lutfet ki dünyevi musibetlere tahammül kolaylaşsın."

    "ALLAH'ım! Sağ olduğumuz müddetçe kulaklarımızdan, gözlerimizden, kuvvetimizden istifade etmemizi nasip et. Aynı şeyi bizden sonra gelecek olan neslimize de nasip et. İntikamımızı, bize zulmedenlerden almışlardan kıl (mazlumlardan değil). Bize tecavüz edenlere karşı bizi muzaffer kıl. Bize, dini musibet verme. Dünyayı, ne asıl gayemiz kıl, ne de ilmimizin son hedefi. Bize merhametli olmayanı bize musallat etme.”

    (Tirmizi, Da'avât 73)

  • 314

    Ebu Hureyre (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) Hazretleri buyurdular ki:

    “Kim, malayani konuşmaların çok olduğu bir yere oturur da, oradan kalkmazdan önce şu duayı okursa, bu yerde oturmaktan hasıl olan günahından arınmış olur: ‘ALLAH'ım! Seni hamdinle tespih ederim. Senden başka ilah olmadığına şehadet ederim. Senden mağfiret diliyorum, Sana tövbe ediyor (af talebediyorum).’

    (Tirmizi, Da'avât 9)

  • 313

    Ebu Malik el-Eş'ari (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “Kişi evine girince şu duayı okusun: ‘ALLAH'ım! Senden hayırlı girişler, hayırlı çıkışlar istiyorum. ALLAH'ın adıyla girdik, ALLAH'ın adıyla çıktık, Rabbimiz ALLAH'a tevekkül ettik.’  Bu duayı okuduktan sonra ailesine selam versin.”

    (Ebu Davud, Edeb 112)

  • 312

    Hz. Enes (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “Evinden çıkınca kim: ‘ALLAH'ın adıyla, ALLAH'a tevekkül ettim, güç kuvvet ALLAH'tandır.’ derse kendisine: ‘İşine bak, sana hidayet verildi, kifayet edildi ve korundun da.’ denir, ondan şeytan yüz çevirir.”

    (Tirmizi, Da'avât 34)

  • 311

    Ümmü Seleme (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) evinden çıktığı zaman şu duayı okurdu:

    “ALLAH'ın adıyla, ALLAH'a tevekkül ettim. ALLAH'ım! Zillete düşmekten, dalalete düşmekten, zulme uğramaktan, cahillikten, hakkımızda cehalete düşülmüş olmasından sana sığınırız.”

    (Tirmizi, Da'avât 35)

  • 310

    İmam Malik'ten rivayete göre, ona şu haber ulaşmıştır: “Halid İbnu'l-Velid (ra), Hz. Peygamber (sav)'e: 'Ben uykuda iken korkutuluyorum. (Ne yapmamı tavsiye buyurursunuz?)' diye sordu. Ona şu tavsiyede bulundu:

    “ALLAH'ın eksiksiz, tam olarak kelimeleri ile O'nun gadabından, ikabından, kullarının şerrinden, şeytanların vesveselerinden ve (beni kötülüğe atan) beraberliklerinden ALLAH'a sığınırım” de.”

    (Muvatta, Şi'r 9)

  • 309

    Büreyde (ra) anlatıyor: “Bir gün, Halid İbnu Velid el-Mahzumi (ra): 'Ey ALLAH'ın Resulü, bu gece hiç uyuyamadım.' diye Hz. Peygamber (sav)'e yakındı. Resulullah (sav) ona şu tavsiyede bulundu:

    “ Yatağına girdin mi şu duayı oku: “Ey yedi kat semanın ve onların gölgelediklerinin Rabbi, ey Arzların ve onların taşıdıklarının Rabbi, ey şeytanların ve onların azdırdıklarının Rabbi! Bütün bu mahlukatının şerrine karşı, bana himyekâr ol! Ol ki hiç birisi, üzerime ani çullanmasın, saldırmasın. Senin koruduğun aziz olur. Senin övgün yücedir, senden başka ilah da yoktur, ilah olarak sadece sen varsın.”

    (Tirmizi, Da'avât 96)

  • 308

    Hz. Ali (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) yatacağı sırada şu duayı okurdu:

    “ALLAH'ım, kerim olan Zât'ın adına, eksiği olmayan kelimelerin adına, alınlarından tutmuş olduğun hayvanların şerrinden sana sığınırım. ALLAH'ım sen borcu giderir, günahı kaldırırsın. ALLAH'ım senin ordun mağlub edilemez, va'adine muhalefet edilemez. Servet sahibine serveti fayda etmez, servet sendendir. ALLAH'ım seni hamdinle tespih ederim.”

    (Ebu Davud, Edeb 107)

   

-->