Seçme Hadisler


  • 101

    Hz. Cabir (ra) anlatıyor:

    “Hz. Peygamber (sav)'le gazveye katıldım. Ben su taşımada kullandığımız devemizin üzerinde giderken Resulullah (sav) bana kavuştu. Devem yorgundu ve bu yüzden gerilerden yürüyordu. Durumu görünce Hz. Peygamber (sav) de geride kalarak deveyi sürdü ve ona dua buyurdu. Bunun üzerine bütün develerin önünden gitmeye başladı. Bana:

    “Deveni nasıl görüyorsun?” diye sordu.

    “Çok iyi görüyorum, bereketiniz değdi.” dedim.

    “Onu bana satar mısın?” buyurdu. Ben utandım, bundan başka su taşıyan devemiz yoktu. Yine de,

    “Evet!..” dedim ve "Medine'ye varıncaya kadar sırtı benim olmak şartıyla..." deveyi kendilerine sattım. Ona:

    “Ey ALLAH'ın Rasulü, yeni evliyim!..” diyerek izin istedim. Bana izin verdiler. Bunun üzerine, Medine'ye müteveccihen, hızlanarak, kafileyi geride bıraktım. Resulullah (sav) Medine'ye gelince deveyi vermek üzere yanlarına gittim. Bana parasını verdi ve deveyi iade etti.”

    (Buhari, Cihad 49)

  • 100

    Ebu Hureyre (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) Efendimiz buyurdular ki:

    “(Alıcı olmadığınız halde, fiyatları kızıştırmak için) müşteri ile satıcının arasına girmeyin.”

    (Buhari, Büyû 58)

  • 99

    Ebu Hureyre (ra) anlatıyor:

    “Resulullah (sav) çarşıda bir yiyecek yığınına rastlayınca elini yığına daldırıp çıkardı. Parmaklarına rutubet bulaştı. Adama: “Ey satıcı nedir bu?” diye çıkıştı. Adam: “Ey ALLAH'ın Resulü, yağmur ıslattı." deyince: “Bu yaşlığı üste getirip, herkesin görmesini sağlıyamaz mıydın? Kim bizi aldatırsa o bizden değildir.” buyurdu." (Müslim, İman 164)

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

    evden eve nakliyat

  • 98

    Abdurrahman İbnu Va'le'nin anlattığına göre, İbnu Abbas (ra)'dan üzüm şırası hakkında sorunca şu cevabı almıştır:

    “Adamın biri Resulullah (sav)'a bir şarap dağarcığı hediye etmişti, kendisine: “ALLAH'ın bunu haram kıldığını bilmiyor musun?” dedi. Adam: “Hayır bilmiyorum.” cevabını verdi ve yanında bulunan birisine bir şeyler fısıldadı. Resulullah (sav) adama: “Ona ne fısıldadın?” diye sorunca adam: “Onu satmasını emrettim.” dedi. Resulullah (sav): “İçilmesi haram olanın satılması da haramdır.” buyurdu ve iki şarap dağarcığının ağızlarını açarak içlerini boşalttı.” (Müslim, Musakât 68)

  • 97

    Hz. Osman (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “Sattığın zaman tart, satın aldığın zaman tarttır.” (Buhari, Büyû 51)

  • 96

    Huzeyfe ve Ebu Mes'ud el-Bedri (ra) Resulullah (sav)'in şöyle söylediğini işittiklerini anlatır:

    “Sizden önce yaşamış olan birisine, ruhunu kabzetmek üzere melek gelmiş idi, sordu:

    “Bir hayır işledin mi?” Adam:
    “Bilmiyorum.” diye cevapladı. Kendisine tekrar:
    “Hele bir düşün (belki hatırlarsın).” dendi. Adam:

    “ Bir şey hatırlamıyorum, ancak, dünyada iken, insanlarla alışveriş yapardım. Bu muamelelerimde zengine ödeme müddetini uzatır, fakire de (ödeme işlerinde müsamaha ve bazı eksikliklerini bağışlamak suretiyle) kolaylık gösterirdim.” dedi.

    ALLAH onu (bu kadarcık iyiliği sebebiyle affedip) cennetine koydu.”( Buhari, Büyü 17-18)

  • 95

    Hz. Cabir (ra) anlatıyor: Hz. Peygamber (sav) buyurdular ki:

    “Satışında, satın alışında, borcunu ödeyişinde cömert ve kolaylaştırıcı davranan kimseye ALLAH rahmetini bol kılsın.”(Buhari, Büyü 16)

  • 94

    Ebu Hureyre (ra) anlatıyor: Hz. Peygamber (sav)'i işittim, diyordu ki:

    “(Ticarette yalan) yemin, (tüccarın zannınca) mala rağbeti artırır. (Halbuki gerçekte kazancı giderir).” (Buhari, Büyü 26)

  • 93

    “Satış işine yemin ve yalan bulaşmaktadır; siz (Rabbin gadabını söndüren) sadaka karıştırın.”( Ebu Davud, Büyü 1)

  • 92

    “Kıyamet günü tüccarlar, fâcirler (günahkarlar) olarak diriltilecekler. Ancak ALLAH'tan korkanlar, iyilik yapanlar ve doğruluktan ayrılmayanlar müstesna.” (Tirmizi, Büyü 4)

  • 91

    Ebu Said el-Hudri (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) şöyle buyurdu:

    “Emin ve doğruluktan ayrılmayan ticaret ehli (ayette sırat-ı müstakîm ashabı olarak zikredilen) peygamberler, sıddîklar, şehidler ve salihlerle beraberdir.” (Tirmizi, Büyü 4)

  • 90

    Adiy İbnu Hatim (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “Sizden herkese Rabbi, aralarında bir tercüman olmaksızın, doğrudan doğruya hitap edecektir. Kişi o zaman (ateşe karşı bir kurtuluş yolu bulmak üzere) sağına bakar, hayatta iken gönderdiği (hayır) amellerden başka bir şey göremez. Soluna bakar, orada da hayatta iken işlediği (kötü) amellerden başka bir şey göremez. Ön cihetine bakar, karşısında (kendini beklemekte olan) ateşi görür. (Ey bu dehşetli güne inanan mü'minler!) yarım hurma ile de olsa kendinizi ateşten koruyun. Bunu da bulamazsanız güzel bir sözle koruyun.” (Buhari, Rikak 49)

  • 89

    Ebu Zerr (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “Yapılan hayırdan (ma'ruf) hiçbir şeyi küçük bulup hakir görme; kendisini güler yüzle karşılaman bile olsa (bunu ehemmiyetsiz görüp ihmal etme).” (Müslim, Birr 144)

  • 88

    Hz. Aişe (ra) anlatıyor: Dedim ki:

    “Ey ALLAH'ın Resulü, ibnu Cüd'an cahiliye devrinde sıla-i rahimde bulunur, fakirlere yedirirdi. O bundan fayda görecek mi?” Resulullah (sav) şu cevabı verdi:

    “(Hayır) iyiliklerin ona bir faydası olmayacaktır. Çünkü o bir gün bile 'Ya Rabbi kıyamet günü günahlarımı bağışla.' dememiştir.” (Müslim, İman 365)

  • 87

    Halim İbnu Hizam (ra) anlatıyor:

    “Ey ALLAH'ın Resulü, cahiliye devrinde yaptığım hayırlar var: Dua, köle azad etme, sadaka vermek gibi,.. bana bunlardan bir sevap gelecek mi?” dedim.

    “Sen zaten, daha önce yaptığın bu iyiliklerin hayrına Müslüman olmuşsun.” dedi. (Buhari, Zekat 24)

  • 86

    Ebu Hureyre'den (ra) kaydettiklerine göre, Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur:

    “Güneşin doğduğu her yeni günde kişiye, her bir mafsalı için bir sadaka vermesi gerekir. İki kişi arasında adalet yapman bir sadakadır. Kişiye hayvanını yüklerken yardım etmen bir sadakadır. Güzel söz sadakadır, namaza gitmek üzere attığın her adım bir sadakadır. Yoldan rahatsız edici bir şeyi kaldırıp atman sadakadır.” (Buhari, Cihad 72)

  • 85

    Ebu Musa (ra) anlatıyor: Resulullah (sav):

    “Her Müslümanın sadaka vermesi  gerekir.” buyurdu. Kendisine: “Ya bulamayan olursa?” diye soruldu. “Eliyle çalışır, hem şahsı için harcar, hem de tasadduk eder.” cevabını verdi. “Ya çalışacak gücü yoksa?” diye soruldu. “Bu durumda, sıkışmış bir ihtiyaç sahibine yardım eder.” dedi. “Buna da gücü yetmezse?” dendi. “Ma'rufu ve hayrı emreder.” dedi. “Bunu da yapamazsa?” diye tekrar sorulunca: “Kendini başkasına kötülük yapmaktan alıkor. Zira bu da bir sadakadır.” buyurdu. (Buhari, Zekat 30)

  • 84

    Safvan İbnu Süleym (ra) anlatıyor: Hz. Peygamber (sav) buyurdu ki:

    “Dul ve kimsesizler için çalışan, ALLAH yolunda cihad eden veya gündüzleri oruç tutup geceleri de ibadet eden kimse gibidir.” (Buhari, Nafakat 1)

  • 83

    Ebu Berze (ra) anlatıyor: "Ey ALLAH'ın Resulü, bana faydalı olacak bir şey öğret.” dedim de şu tavsiyede bulundu:

    “Müslümanların yolundan rahatsızlık veren şeyleri kaldır.” (Müslim, Birr 131)

  • 82

    “Bana ümmetimin, hayır ve şer, bütün amelleri arz edildi. İyi amelleri arasında, rahatsızlık veren bir şeyin yoldan atılması da vardı. Kötü amelleri arasında yere gömülmeden mescide bırakılmış tükrük de vardı.”(Müslim, Mesacid 58)

  • 81

    Ebu Hureyre (ra) anlatıyor: Hz. Peygamber (sav) buyurdu ki:

    “Bir adam yolda yürürken, yol üzerinde bir diken dalına rastladı; onu alıp dışarı attı. Cenab-ı Hakk bu davranışından memnun kalarak, ona mağfiret etti.” (Buhari, Mezalim 28)

  • 80

    “Müslümanlar arasında en hayırlı ev, içerisinde yetim olan ve yetime de iyi muamele yapılan evdir. En kötü ev de, içinde yetim bulunup da ona kötü muamele yapılan evdir.”(İbnu Mace, Edeb 6)

  • 79

    İbnu Abbas anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdu ki:

    “Kim Müslümanlar arasından bir yetim alarak yiyecek ve içeceğine dahil ederse, affedilmez bir günah (şirk) işlememişse, ALLAH onu mutlaka cennet koyacaktır.” (Tirmizi, Birr 14)

  • 78

    Sehl İbnu Sa'd (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdu ki:

    “Ben ve yetime bakan kimse cennette şöyleyiz.” (Orta parmağı ile baş parmağını yan yana getirip aralarını açıp kapayarak işaret etti.) (Buhari, Talak 14)

  • 77

    Hz. Aişe (ra) anlatıyor: Hz. Peygamber (sav) buyurdular ki:

    “Sizin en hayırlınız, ailesine karşı hayırlı olandır. Ben aileme karşı hepinizden daha hayırlıyım. Arkadaşınız öldüğü zaman (kusurlarını zikretmeyi) terkedin.” (Tirmizi, Menakıb 85)

  • 76

    Said İbnu'l-As (ra) anlatıyor: Hz. Peygamber (sav) buyurdu ki:

    “Bir baba çocuğuna güzel ahlaktan daha üstün bir miras bırakamaz.” (Tirmizi, Birr 33)

  • 75

    Avf İbnu Malik el- Eşca'i (ra) anlatıyor: Hz. Peygamber (sav) buyurdu ki:

    “Ben ve yanakları kararmış kadın kıyamet günü şu iki şey gibi yan yanayız. -Hadisi rivayet eden Yezid İbnu Zürey, baş veorta parmaklarıyla işaret yaptı.- O kadın ki, mevkii, makamı bulunan kocasından dul kalmıştır, (maddi imkanlarından başka) neseb ve güzelliği de yerindedir. Bütün bunlara rağmen (evlenmez) ve yetimler büyüyünceye veya ölünceye kadar kendini onlara hasreder.”  (Ebu Davud, Edeb 130)

  • 74

    Ebu Said (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdu ki:

    “Kim üç kız veya üç kız kardeş veya  iki kız kardeş veya iki kız yetiştirir, terbiye ve te'diblerini eksik etmez, onlara iyi davranır ve evlendirirse, cenneti hak etmiştir.” (Ebu Davud, Birr 13)

  • 73

    Hz. Enes (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdu ki:

    “Büluğa erinceye kadar kim iki kız evladı yetiştirirse -parmaklarını birleştirerek- kıyamet günü o ve ben şöyle beraber oluruz.” (Müslim, Birr 149)

  • 72

    Hz. Aişe (ra) anlatıyor: “Yanıma bir kadın girdi. Beraberinde iki kız çocuğu da vardı. Bir şeyler istedi. Aksi gibi yanımda bir hurmadan başka bir şey yoktu. Onu verdim. Kadın aldı ve ikiye bölerek kızlarına taksim etti. Kendine pay ayırmadı. Çıkıp gittiler. Arkadan Resulullah (sav) girdi. Durumu ona anlattım. Dedi ki:

    “ Kim bu şekilde kızlarla imtihan edilir o da onlara iyi davranırsa, kızlar, onun için ateşe karşı perde olurlar.” (Buhari, Zekat 10)

   

-->