Seçme Hadisler


  • 71

    İbnu Ömer (ra) anlatıyor: Resulullah (sav)'ı işittim, şöyle diyordu:

    “Kişinin yapacağı en üstün iyiliklerden biri, ölümünden sonra babasının dostlarına sıla-i rahimde bulunmasıdır.” (Müslim, Birr 11-13)

  • 70

    Ebu Übeyd Malik İbnu Rebi'a es- Saidi (ra) anlatıyor:

    “Bir adam: “Ey ALLAH'ın Resulü, anne ve babamın vefatlarından sonra da onlara iyilik yapma imkanı var mı, ne ile onlara iyilik yapabilirim?” diye sordu. Rasulullah (sav): “Evet vardır.” dedi ve açıkladı:

    “Onlara dua, onlar için ALLAH'tan istiğfar (günahlarının affedilmesini) talebetmek, onlardan sonra vasiyetlerini yerine getirmek, anne ve babasının akrabalarına karşı da sıla-i rahimi ifa etmek, anne ve babanın dostlarına ikramda bulunmak.” (Ebu Davud, Edep 129)

  • 69

    İbnu Ömer (ra) anlatıyor: “Bir adam Resulullah (sav)'a gelerek:

    “Ben büyük bir günah işledim, buna tövbe imkanım var mı?” dedi. Hz. Peygamber (sav): “Annen var mı?” diye sordu. Adam: “Hayır yok.” dedi. “Peki teyzen de mi yok?” dedi. Adam: “Hayır, var.” deyince Resulullah (sav): “Öyle ise ona iyilik yap!” diye emretti." (Tirmizi, Birr 6)

    Tirmizi, el-Berâ'dan kaydettiği diğer bir hadiste şu ziyadeye yer verir: “Teyze anne makamındadır.”

  • 68

    Abdullah İbnu Amr İbnu'l- As (ra) anlatıyor: Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdu:

    “ALLAH'ın rızası babanın rızasından geçer. ALLAH'ın memnuniyetsizliği de babanın memnuniyetsizliğinden geçer.” (Tirmizi, Birr 3)

  • 67

    Ebu Hureyre (ra) anlatıyor: Peygamber (sav) bir gün: “Burnu sürtülsün, burnu sürtülsün, burnu sürtülsün!..” dedi. “Kimin burnu sürtülsün Ey ALLAH'ın Resulü?” diye sorulunca da şu açıklamada bulundu:

    “Ebeveyninden her ikisinin veya sadece birinin yaşlılığına ulaştığı halde cennete giremeyenin.” (Müslim, Birr 9)

  • 66

    Abdullah İbnu Amr İbnu'l- As (ra) anlatıyor: “Bir adam: 'Ey ALLAH'ın Rasulü, benim malım ve bir de çocuğum var. Babam malımı almak istiyor (ne yapayım?).' diye sordu. Resulullah (sav), “Sen ve malın babana aitsiniz. Şunu bilin ki, evlatlarınız kazançlarınızın en temizlerindendir. Öyle ise evladlarınızın kazançlarından yiyin.” buyurdu.” (Ebu Davud, Büyü 79)

  • 65

    Ebu Hureyre (ra) anlatıyor: Bir adam gelerek: “Ey ALLAH'ın Rasulü iyi davranıp hoş sohbette bulunmama en ziyade kim hak sahibidir?" diye sordu. Hz. Peygamber (sav): “Annen!” diye cevap verdi. Adam: “Sonra kim?” dedi, Resulullah (sav) “Annen!” diye cevap verdi. Adam tekrar: “Sonra kim?” dedi. Rasulullah (sav) yine: “Annen!” diye cevap verdi. Adam tekrar sordu: “Sonra kim?” Resulullah (sav) bu dördüncüyü: “Baban!” diye cevapladı.” (Buhari, Edeb 2)

  • 64

    İbnu Ömer (ra) anlatıyor: Rasulullah (sav) omuzumdan tuttu ve:

    “Sen dünyada bir garib veya bir yolcu gibi ol.” buyurdu.

    İbnu Ömer (ra) Hazretleri şöyle diyordu:

    “Akşama erdin mi, sabahı bekleme, sabaha erdin mi akşamı bekleme. Sağlıklı olduğun sırada hastalık hali için hazırlık yap. Hayatta iken ölüm için hazırlık yap.” (Buhari, Rikak 2)

  • 63

    İbnu Mes'ud (ra) anlatıyor: Hz. Peygamber (sav) bir gün yere çubukla, kare biçiminde bir şekil çizdi. Sonra, bunun ortasına bir hat çekti, onun dışında da bir hat çizdi. Sonra bu hattın ortasından itibaren bu ortadaki hatta istinad eden bir kısım küçük çizgiler attı. Rasulullah (sav) bu çizdiklerini şöyle açıkladı:

    “Şu çizgi insandır. Şu onu saran kare çizgisi de eceldir. Şu dışarı uzanan çizgi de onun emelidir. (Bu emel çizgisini kesen) şu küçük çizgiler de musibetlerdir. Bu musibet oku yolunu şaşırarak insana değmese bile, diğer biri değer. Bu da değmezse ecel oku değer.”(Buhari, Rikak 3)

  • 62

    Huzeyfe (ra) anlatıyor: Resulullah (sav)'in şöyle dediğini işittim:

    “İpek ve ibrişim elbise giymeyin. Altın ve gümüş kaplardan su içmeyin, onlarda yemek yemeyin. Zira bu iki şey dünayada onlar (kafirler), ahirette de sizin içindir.” (Buhari, Et'ime 28)

  • 61

    Ebu Derda (ra) anlatıyor:Rasulullah (sav) buyurdu ki:

    “Sizler kıyamet günü isimlerinizle ve babalarınızın isimleriyle çağrılacaksınız, öyleyse isimlerinizi güzel yapın.”  (Ebu Davud, Edeb 69)

  • 60

    Hz. Aişe (ra) anlatıyor): “Rasulullah (sav) buyurdular ki:

    “Sahibi olmayan bir araziyi kim ihya ederse, bu araziye herkesten ziyade hak kazanır.”

    Urvetu'bnu Zübeyr “Hz. Ömer (ra) halife iken bu hadisin hükmünü tatbik etti.” dedi. ( Buhari, Hars 15)

  • 59

    Ebu Said (ra) anlatıyor: Hz. Peygamber (sav) buyurdular ki:

    “Zalim sultanın yanında gerçeği söylemek en büyük cihaddır.” (Ebu Davud, Melahim 17)

  • 58

    Urs İbnu Amire el-Kindi (ra) anlatıyor: Hz. Peygamber (sav) buyurdular ki:

    “Yeryüzünde bir kötülük işlendiği vakit, ona şahit olan bunu takbih ederse (kötü olduğunun teyid ederse), o kötülüğü görmemiş gibi zararından kurtulur. O kötülüğe şahit olmadığı halde, işittiği zaman memnun kalan kimse, sanki şahit olmuş gibi manen zarar görür.” (Ebu Davud, Melahim 17)

  • 57

    İbnu Mes'ud (ra) anlatıyor: Hz. Peygamber (sav) buyurdular ki:

    “Sizler yardım görecek, ganimetler elde edecek ve birçok memleketleri fethedeceksiniz. Sizden kim bu vakte ererse, ALLAH'tan çekinsin, ma'rufu emredip, münkerden de nehyetsin. Kim de bile bile bana yalan nispet ederse, ateşteki yerini hazırlasın.” (Tirmizi, Fiten 70)

  • 56

    Huzeyfe (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “Nefsimi kudret elinde tutan Zat'a kasem olsun ki, ya ma'rufu emreder ve münkerden de yasaklarsınız veya ALLAH'ın katından umumi bir bela göndermesi yakındır. O zaman yalvar yakar olursunuz da duanız kabul edilmez.” (Tirmizi, Fiten 9)

  • 55

    Kays İbnu Ebi Hazım anlatıyor: Hz. Ebubekir (ra) Cenab-ı Hakk'a hamd ve senadan sonra buyurdu ki: “Ey insanlar! Sizler şu ayeti okuyor ve fakat yanlış anlıyorsunuz:

    'Ey iman edenler, siz kendinize bakın. Doğru yolda iseniz sapıtan kimse size zarar veremez.' (Maide, 5/105).

    Biz Hz. Peygamber (sav)'in:

    'İnsanlar, zalimi görüp elinden tutmazlarsa, ALLAH'ın, hepsine ulaşacak umumi bir bela göndermesi yakındır.' dediğini işittik. Keza ben, Rasulullah (sav)'in:

    'İçlerinde kötülükler işlenen bir cemiyet, bu kötülükleri bertaraf edecek güçte olduğu halde, seyirci kalır, müdahale etmezse, ALLAH'ın hepsini saran umumi bir bela göndermesi yakındır.' dediğini işittim." (Ebu Davud, Melahim 17)

  • 54

    İbnu Mes'ud (ra) anlatıyor: Rasulullah (sav) şöyle buyurdu:

    “Benden önce ALLAH'ın gönderdiği her peygamberin mutlaka ümmetinden havarileri ve arkadaşları olmuştur. Bunlar onun sünnetiyle amel ederler, emirlerini de yerine getirirlerdi. Sonra, bu peygamberlerin ardından öylesine kötüler zuhur etmişti ki, yapmadıklarını söyleyip, kendilerine emredilmeyeni de yapmışlardır. Kim bu güruhla eliyle mücahede ederse mü'mindir. Kim onunla diliyle mücahede ederse o da mü'minedir. Kim de onlarla kalbiyle mücahede ederse o da mü'mindir. Bunun gerisinde, artık zerre miktar iman yoktur." (Müslim, İman 80)

  • 53

    Ebu Hureyre (ra) Hz. Peygamber (sav)'in şu sözünü rivayet etmiştir:

    “Sana emanet bırakanın emanetini geri ver. Sana ihanet edene ihanet etme.” (Ebu Davud, Büyü 81)

  • 52

    Ebu Hureyre (ra) anlatıyor: Rasulullah (sav) buyurdu ki:

    “Emanet kaybedilince kıyameti bekleyin.”
    “Emanet nasıl kaybolur?” diye sordular.
    “İşler ehil olmayanlara teslim edilince.” diye cevapladı.” (Buhari, Rikak 35)

  • 48

    Hz. Peygamber (sav)'in katibi Hanzala İbnu'r-Rebi el- Esedi (ra) anlatıyor:

    Birgün Hz. Ebubekir (ra)'la karşılaştık. Bana: "Nasılsın?" diye sordu. “Hanzala münafık oldu.” dedim.  “Subhanallah, sen neler söylüyorsun?” diye şaşırdı. Ben açıkladım:

    "Hz. Peygamber (sav)'in huzurunda olduğumuz sırada bize cennet ve cehennemden söz edilir, sanki gözlerimizle görmüş gibi oluruz. Oradan ayrılıp çoluk çocuğumuza, bağ bahçemize karışınca, çoklukla unutup gidiyoruz.” Hz. Ebubekir (ra)'de: “ALLAH'a yemin olsun ben de aynı şeyi hissediyorum.” dedi. Beraberce Hz. Peygamber (sav)'e gittik. Ve bu durumu açtık. Bize:

    “Nefsimi kudret elinde tutan Zat-ı Zülcelal'e kasem olsun siz, benim yanımdaki hali dışarıda da devam ettirip (cennet ve cehennemi) hatırlatma işini koruyabilseniz, melekler sizinle yataklarınızda, yollarda musafaha ederdi. Fakat Ey Hanzala, bazen öyle bazen böyle olması normaldir (münafıklık değildir)." dedi ve son cümleyi üç kere tekrarladı.” (Müslim, Tevbe 12)

  • 47

    Ebu Hureyre (ra) anlatıyor: Hz. Peygamber (sav) buyurdu ki:

    “Her şeyin bir şevki vardır. Her şevkin de bittiği bir zaman vardır. (Yapacağı işe karşı bu şevki) duyan kişi işini yaparken mutedil hareket eder ve bu itidali devam ettirirse, muvaffak olacağını ümid edin (çünkü bu şekilde takibine devam edebilir). Şayet (aşırılığa düşerek dikkat çekmiş ve) parmakla gösterilecek hale gelmişse, ona itibar edip (salihlerden) saymayın.” (Tirmizi, Kıyamet 21)

  • 46

    Enes (ra) buyurdu ki: Hz. Peygamber (sav) mescide girmişti ki, iki direk arasına gerilmiş bir ip gördü. “Bu da ne?” diye sordu. “Bu, Zeyneb (ra) 'in ipidir. Namaz kılarken uykusu gelince buna takılıyor (ip onun düşmesini önlüyor).” dediler. Hz. Peygamber (sav):

    “Hayır (olmaz öyle şey) çözün ipi. Şevkiniz varken namaz kılın, uykunuz gelince de yatın.” emretti. (Buhari, Teheccüd 18)

  • 45

    Hz. Enes (ra) anlatıyor: Rasulullah (sav) şöyle buyurdu:

    “Kolaylaştırın, zorlaştırmayın ve müjdeleyin.” Bir rivayette de “...Isındırın, nefret ettirmeyin...” buyrulmuştur. (Buhari, İlm 12)

  • 44

    Buhari'nin Ebu Hureyre (ra)'den yaptığı bir rivayette:

    “Orta yolu tutun, güzele yakın olanı arayın, sabah vaktinde, akşam vaktinde, bir miktar da gecenin son kısmında yürüyün (ibadet edin), ağır ağır hedefe varabilirsiniz. Unutmayın ki sizden hiç kimseye, yaptığı amel, cenneti kazandırmayacaktır.” buyurdu. “Sende mi (amelinle cennete gidemeyeceksin) Ey ALLAH'ın Rasulü?” dediler. “Evet, ben de; ALLAH affı ve rahmetiyle muamele etmezse ben de!” dedi. (Buhari, Rikak 18)

  • 43

    Ebu Zer (ra) anlatıyor: Rasulullah (sav) şöyle buyurdular:

    “Kim cemaat(imiz)den bir karış uzaklaşırsa (kendini dine bağlayan) İslam bağını boynundan çıkarıp atmış olur.” (Ebu Davud, Sünne 30)

  • 42

    Hz. Aişe (ra) validemiz anlatıyor: Hz. Peygamber (sav) buyurdu ki:

    “Kim şu dine uymayan bir şey uyduracak olursa, bu, merduddur kabul edilemez.” (Buhari, İ'tisam 5)

  • 41

    İbnu Mesud (ra)'dan Hz. Peygamber (sav)'in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:

    “Muhakkak ki, en güzel söz ALLAH'ın Kitab'ıdır. En güzel yol da Muhammed'in (sav) yoludur. İşlerin en kötüsü de dine aykırı olarak sonradan çıkarılanıdır. Size vaadedilen mutlaka yerine gelecektir. Siz ALLAH'ı aciz bırakamazsınız.” (Buhari, İ'tisam 2)

  • 40

    Ebu Hureyre (ra) anlatıyor:) Hz. Peygamber (sav) buyurdular ki:

    “Benim misalimle sizin misaliniz, şu temsile benzer: Bir adam var ateş yakmış. Ateş etrafı aydınlatınca pervaneler (gece kelebekleri) ve aydınlığı seven bir kısım hayvanlar bu ateşe kendilerini atmaya başlarlar. Adamcağız onları kurtarmaya (mani olmaya) çalışır. Ancak hayvanlar galebe çalarak çoklukla ateşe atılırlar. Ben (tıpkı o adam gibi) ateşe düşmemeniz için belinizden yakalıyorum, ancak siz ateşe ateşe koşuyorsunuz.” (Buhari, Rikak 26)

  • 39

    Ebu Musa Abdullah İbnu Kays el-Eş'ari (ra) anlatıyor: Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdu ki:

    “Benim misalimle Cenab-ı Hakk'ın benimle göndermiş bulunduğu şeyin misali şu adamın misali gibidir: Bir adam kendi kavmine gelip: 'Ben gözlerimle düşman ordusunu gördüm, tehlikeyi haber veriyorum, tedbir alın!' der. Kavminden bir kısmı tavsiyesine uyup, geceleyin, telaşa düşmeden oradan uzaklaşır. Bir kısmı da bu haberciyi yalanlar ve yerinden ayrılmaz. Ancak sabahleyin ordu onları yakalar ve imha eder. İşte bu temsil bana itaat edip getirdiklerime uyanlarla, bana isyan edip Cenab-ı Hakk'tan getirdiklerimi tekzip edip yalanlayanları göstermektedir.” (Buhari, Rikak 26)

   

-->