Seçme Hadisler


  • 38

    Ebu Musa Abdullah İbnu Kays el-Eş'ari (ra) anlatıyor: Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdular:

    “ALLAH'ın benimle gönderdiği ilim ve hidayetin misali, bir araziye düşen yağmur gibidir. (Bilindiği üzere ), Bazı araziler var, tabiatı güzeldir, suyu kabul eder, bol bitki ve ot yetiştirir. Bir kısım arazi var münbit değildir, ot bitirmez, ama suyu tutar. Onun tuttuğu su ile Cenab-ı Hakk insanları yararlandırır: Bu sudan kendileri içerler, hayvanlarını sularlar ve ziraat yaparlar. Diğer bir araziye daha isabet eder ki, bu ne su tutar ne ot bitirir."

    "Bu temsilin biri ALLAH'ın dininde ilim sahibi kılınana delalet eder, böylesini ALLAH benimle göndermiş olduğu hidayetten yararlandırır; yani hem öğrenir, hem öğretir. Temsilden biri de, buna iltifat etmeyen ALLAH'ın benimle gönderdiği hidayeti hiç kabul etmeyen kimseye delalet eder.” (Buhari, İlm 20)

  • 37

    Mikdam İbnu Ma'dikerb (ra) anlatıyor: Rasulullah (sav) buyurdular ki:

    “Habersiz olsun, rahat koltuğunda otururken kendisine benim bir hadisim ulaştığı zaman kişinin: 'Bizimle sizin aranızda ALLAH'ın Kitab'ı vardır. Onda nelere helal denmişse onları helal biliriz. Nelere de haram denmişse onları haram addederiz.' diyeceği zaman yakındır. Bilin ki, Rasulullah (sav)'ın haram kıldıkları da tıpkı ALLAH'ın haram ettikleri gibidir.”(Ebu Davud, Sünne 6)

  • 36

    “Ey insanlar, bilesiniz ki: Ben bir beşerim. Rabbim'in elçisinin (Azrail aleyhisselam) gelmesi ve davetine icabet etmem zamanı yakındır. Ben size iki kıymetli şey bırakıyorum: Birincisi Kitabullah'tır, içerisi nur ve hidayet doludur. ALLAH'ın Kitabı'nı alın ve ona dört elle sarılın.” (Rasulullah (sav) Kur'an'ı Kerim'e birçok teşviklerde bulunduktan sonra devamla)  “Ehl-i Beyt'im hakkında size ALLAH'ı hatırlatıyorum. Ehl-i Beyt'im hakkında size ALLAH'ı hatırlatıyorum. Ehl-i Beyt'im hakkında size ALLAH'ı hatırlatıyorum...” dedi.(Müslim)

  • 35

    İmam Malik'e göre, Hz. Peygamber (sav) şunu söylemiştir:

    “Size iki şey bırakıyorum; bunlara uyduğunuz müddetçe asla sapıtmayacaksınız: ALLAH'ın Kitabı ve Resulü'nün sünneti.” (Muvatta, Kader 3)

  • 33

    Ebu Hureyre (ra) anlatıyor: Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdu:

    “İslam garib olarak başladı, tekrar başladığı gibi garib hale dönecektir. Gariblere ne mutlu!” (Müslim, İman 232)

  • 32

    Nevvas İbnu Sim'an (ra) anlatıyor: Hz. Peygamber (sav) buyurdular ki:

    “ALLAH, bize iki tarafında iki ev bulunan bir doğru yolu misal veriyor. -bir rivayette iki ev değil, iki sur denmiştir- Bu evlerin açık olan kapıları vardır. Kapıların üzerine de perdeler çekilmiştir. Biri yolun başında, biri de onun yukarısında durmuş iki davetçi (gelip geçenlere) şu daveti okuyorlar: “ALLAH cennete çağırır, dilediğini doğru yola eriştirir.” (Yunus, 10/25). Yolun iki yakasındaki kapılar ise ALLAH'ın hududu (yani yasakları)dur. Hiç kimse perdeyi açmadan bu yasaklara düşmez. Kişinin yukarısındaki davetçi, Rabbisinin vaiz'idir.”  (Tirmizi, Emsal 1)

  • 30

    Ebu Hureyre (ra) anlatıyor: Hz. Peygamber (sav) buyurdu ki:

    “Mü'min, mütemadiyen rüzgarın eğici tesirine maruz bir bitkiye benzer. Mü'min, devamlı belalarla başbaşadır. Münafığın misali de çam ağacıdır. Kesilip kaldırılıncaya kadar hiç ırgalanmaz.”(Buhari, Marda 1)

  • 28

    Avf İbnu Malik- Eşca'i (ra) anlatıyor: “Biz Hz. Peygamber (sav)'in huzurunda yedi veya sekiz veyahutta dokuz kişiydik.

    “ALLAH'ın Rasulüne biat etmiyor musunuz?” dedi. Ellerimizi uzatarak:

    “Hangi şartlara uymak üzere biat edeceğiz Ey ALLAH'ın Rasulü?” dedik. Şu cevabı verdi:

    “ALLAH'a ibadet etmek ve O'na hiçbir şeyi ortak koşmamak, beş vakit namaz kılmak (verilen emirlere) kulak verip itaat etmek ve -bu sırada gizli bir kelime fısıldayarak devamla- “Halktan hiçbir şey istemeyin.” buyurdu."

    Avf İbnu Malik ilaveten der ki, "Hz. Peygamber (sav) benimle dinleyen o cemaatten öylelerini biliyorum ki, bineğinin üzerinde iken kazara kamçısı düşse kimseye 'Şunu bana verir misin?' diye talebte bulunmaz(iner kendisi alır)dı.” (Müslim, Zekat 108)

  • 27

    “Kim 'La ilahe illallah.' der ve ALLAH'tan başka mabudları reddederse, ALLAH onun malını ve kanını haram kılar. Samimi olup olmadığı meselesi ALLAH'a aittir.” (Müslim, İman 37)

  • 26

    Ebu Hureyre (ra) anlatıyor: Hz. Peygamber (sav)'in ashabından bir kısmı ona sordular:

    “Bazılarımızın aklından bir kısım vesveseler geçiyor, normalde bunu söylemenin günah olacağına kaniyiz.” Hz. Peygamber (sav):

    “Gerçekten böyle bir korku duyuyor musunuz?” diye sordu. Oradakiler, “Evet!” deyince:

    “İşte bu (korku) imandan gelir (vesvese zarar etmez).” dedi. (Müslim, İman 209) 

  • 25

    Hz. Enes (ra) anlatıyor: Rasulullah (sav) dedi ki:

    “Üç şey vardır ki imanın aslındandır:

    1. 'La ilahe illallah' diyene saldırmamak: İşlediği herhangi bir günahı sebebiyle bu kimseyi tekfir etme, herhangi bir ameli sebebiyle de İslam'dan dışarı atma.

    2. 'Cihad', bu ALLAH'ın beni peygamber olarak gönderdiği günden, bu ümmetin Deccal'e karşı savaşacak en son ferdine kadar cereyan edecektir; onu, ne imamın zalim olması, ne de adil oması ortadan kaldıramayacaktır.

    3. Kadere iman.”( Ebu Davud, Cihad 35)

  • 24

    Ebu Said el-Hudri (ra) Hz. Peygamber (sav)'in şöyle dediğini rivayet etti:

    “Bir kimsenin mescide alakasını görürseniz, onun mü'min olduğuna şehadet edin, zira Cenab-ı Hakk şöyle buyuruyor: 'ALLAH'ın mescidlerini ancak ALLAH'a ve ahiret gününe inananlar imar eder.' (Tevbe, 9/18) (Tirmizi, Tefsir, Sure 2)

  • 23

    Abdullah İbnu Amr İbni'l-As (ra) Hazretleri, Resulullah (sav)'in şöyle dediğini rivayet etmiştir:

    “Müslüman, diğer Müslümanların elinden ve dilinden zarar görmedikleri kimsedir. Muhacir de ALLAH'ın yasakladığı şeyi terk edendir."( Buhari, İman 4)

  • 22

    Ebu Hureyre (ra) Hazretleri Hz. Peygamber'in (sav) şöyle dediğini rivayet etmiştir:

    “Müslüman, diğer Müslümanların elinden ve dilinden zarar görmediği kimsedir. Mü'min de, halkın, can ve mallarını kendisine karşı emniyette bildikleri kimsedir.” (Tirmizi, İman 12)

  • 21

    Ebu Ümame (ra) Hz. Peygamber (sav)'in şöyle dediğini rivayet ediyor:

    “Kim ALLAH için sever, ALLAH için buğzeder; ALLAH için verir, ALLAH için vermezse imanını kemale erdirmiştir.” (Ebu Davud, Sünnet 16)

  • 20

    Hz. Enes (ra)'in rivayetine göre Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur:

    “Sizden biri, kendi için sevdiğini kardeşi için de sevmedikçe gerçek, imana eremez.” (Buhari, İman 6)

  • 19

    Hz. Enes (ra) bildiriyor; Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur:

    “Sizden biri, beni, babasından, evladından ve bütün insanlardan daha çok sevmedikçe iman etmiş sayılmaz." (Buhari, İman 8)

  • 18

    Hz. Enes, Rasulullah (sav)'in şöyle buyurduğunu anlatıyor:

    “Üç haslet vardır. Bunlar kimde varsa imanın tadını duyar: ALLAH ve Rasulünü bu ikisi dışında kalan her şeyden ve herkesten çok sevmek, bir kulu sırf ALLAH rızası için sevmek; ALLAH, imansızlıktan kurtarıp İslam'ı nasib ettikten sonra tekrar küfre, inançsızlığa düşmekten, ateşe atılmaktan korktuğu gibi korkmak.” (Buhari, İman 9)

  • 17

    Ebu Hureyre (ra) anlatıyor. Hz. Peygamber (sav) buyurdu ki:

    “İman, yetmiş küsur -bir rivayette de altmış küsur- şubedir. Haya imandan bir şubedir.” 

    Bir rivayette de şu ziyade vardır:

    “Bu şubelerden en üstünü 'La ilâhe illallah' sözüdür, en aşağı mertebede olanı da yolda bulunan rahatsız edici bir şeyi kenara çıkarmaktır.”(Buhari, İman 3)

  • 16

    Enes (ra) anlatıyor: Hz. Peygamber (sav) buyurdu ki:

    “Kim bizim namazımızı kılar, bizim kıblemize yönelir, bizim kestiğimizi yerse işte o, Müslümandır.” (Nesai, İman 9)

  • 15

    Süfyan İbnu Abdillah es-Sakafi (ra) anlatıyor: “Ey ALLAH'ın Rasulü, bana İslam hakkında öyle bir bilgi ver ki, bana yetsin ve sizden başka kimseye İslam'dan sormaya hacet bırakmasın.” dedim. Şu cevabı verdi:

    “ALLAH'a inandım de, sonra da doğru ol.” (Müslim, İman 62)

  • 14

    Abbas İbnu Abdulmuttalib (ra) anlatıyor: Hz. Peygamber (sav)'in şöyle söylediğini işittim:

    “İmanın tadını, Rabb olarak ALLAH'ı, din olarak İslam'ı, peygamber olarak Muhammed'i seçip razı olanlar duyar.” (Müslim, İman 56)

  • 13

    Hz. Ali (ra) diyor ki: Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdu:

    “Kişi dört şeye inanmadıkça mü'min olmuş sayılmaz; ALLAH'tan başka ilah olmadığına ve benim ALLAH'ın kulu ve elçisi Muhammed olduğuma, beni (bütün insanlara) hakla göndermiş bulunduğuna şehadet etmek, ölüme inanmak, tekrar dirilmeye inanmak, kadere inanmak.” (Tirmizi, Kader 10)

  • 12

    Enes İbnu Malik (ra) anlatıyor. Biz mescidde Hz. Peygamber (sav) ile birlikte otururken, devesine binmiş olarak bir adam girdi ve mescidin avlusuna devesini ıhıp bağladıktan sonra: “Muhammed hanginizdir?” diye sordu. Biz: “Dayanmakta olan şu beyaz kimse.” diye gösterdik. (Nesai'deki Ebu Hureyre (ra)'nin rivayetinde: “Şu dayanmakta olan hafif kırmızıya çalan renkteki kimse.” diye tasvir mevcuttur.)

    Adam: “Ey Muttalib'in oğlu!" diye seslendi.
    Resulullah (sav): “Buyur seni dinliyorum.” dedi.
    Adam: “Sana bir şeyler soracağım. Sorularımda aşırı gidebilirim, sakın bana darılmayasın.” dedi.
    Hz. Peygamber (sav): “Haydi istediğini sor!”
    Adam: “Rabbin ve senden öncekilerin Rabbi adına soruyorum: Seni bütün insanlara peygamber olarak ALLAH mı gönderdi?”
    Hz. Peygamber (sav): “Kasem olsun evet!”
    Adam: “ALLAH Teala adına soruyorum. Gece ve gündüz beş vakit namaz kılmanı sana ALLAH mı emretti?”
    Hz. Peygamber (sav): “ALLAH'a kasem olsun  evet!”
    Adam: “ALLAH Teala adına soruyorum: Bu sadakayı zenginlerimizden alıp fakirlerimize dağıtmanı ALLAH mı sana emretti?”
    Hz. Peygamber (sav): “ALLAH'a kasem olsun evet!”
    Bu soru-cevaptan sonra adam şunu söyledi:“Getirdiklerine inandım. Ben geride kalan kabilemin elçisiyim. Adım, Dıman İbnu Sa'lebe'dir, Benu Sa'd İbni Bekr'in kardeşiyim.” (Buhari)

  • 112

    Abdullah dedi ki: Babam Ömer İbnu'l-Hattab (ra) bana şunu anlattı: (...) Sonra tekrar sordu:

    “Bana ihsan hakkında bilgi ver?” Hz. Peygamber (sav) açıkladı:

    “ İhsan, ALLAH'ı sanki gözlerinle görüyormuşsun gibi ALLAH'a ibadet etmendir. Sen O'nu görmesen de O seni görüyor.” Adam tekrar sordu:

    “Bana kıyamet(in ne zaman kopacağı) hakkında bilgi ver?” Hz. Peygamber (sav) bu sefer:

    “Kıyamet hakkında kendisinden sorulan, sorandan fazla bir şey bilmiyor.”karşılığını verdi. Yabancı:

    “Öyleyse kıyamet alametlerinden haber ver!” dedi. Hz. Peygamber (sav) şu açıklamayı yaptı:

    “Köle kadınların efendilerini doğurmaları, yalın ayak, üstü çıplak, fakir davar çobanlarının yüksek binalar yapmada yarıştıklarını görmendir.” Bu söz üzerine yabancı çıktı gitti. Ben epeyce bir müddet kaldım. Hz. Peygamber (sav),

    “Ey Ömer, sual soran bu zatın kim olduğunu biliyor musun?” dedi. Ben;

    “ALLAH ve rasulü daha iyi bilir.” deyince şu açıklamayı yaptı:

    “Bu, Cebrail Aleyhisselam'dı. Size dininizi öğretmeye geldi.”

    (Müslim, İman 1)

  • 11

    Abdullah dedi ki: Babam Ömer İbnu'l-Hattab (ra) bana şunu anlattı: “Ben Hz. Peygamber'in (sav) yanında oturuyordum. Derken elbisesi bembeyaz, saçları simsiyah bir adam yanımıza çıkageldi. Üzerinde, yolculuğa delalet eder hiçbir belirti yoktu. Üstelik içimizden kimse onu tanımıyordu da. Gelip Hz. Peygamber'in (sav) önüne oturup dizlerini dizlerine dayadı. Ellerini bacaklarının üstüne hürmetle koyduktan sonra sormaya başladı: “Ey Muhammed! Bana İslam hakkında bilgi ver? Hz. Peygamber (sav) açıkladı:

    “ İslam, ALLAH'tan başka ilah olmadığına, Muhammed'in O'nun kulu ve elçisi olduğuna şehadet etmen, namaz kılman, zekat vermen, ramazan orucu tutman, gücün yettiği takdirde Beytullah'a haccetmendir.”

    Yabancı: “Doğru söyledin.” diye tasdik etti. Biz hem sorup hem de söyleneni tasdik etmesine hayret ettik. Sonra tekrar sordu: “Bana iman hakkında bilgi ver.” Hz. Peygamber (sav) açıkladı:

    “ALLAH'a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe inanmandır. Kadere, yani hayır ve şerrin ALLAH'tan olduğuna da inanmaktır.”

    Yabancı yine: “Doğru söyledin!” diye tasdik etti. Sonra tekrar sordu: “Bana ihsan hakkında bilgi ver?” Hz. Peygamber (sav) açıkladı:

    “İhsan ALLAH'ı sanki gözlerinle görüyormuşsun gibi ALLAH'a ibadet etmendir. Sen O'nu görmesen de O seni görüyor.” 

    Adam tekrar sordu: “Bana kıyamet(in ne zaman kopacağı) hakkında bilgi ver?” Hz. Peygamber (sav) bu sefer:

    “Kıyamet hakkında kendisinden sorulan, sorandan fazla Bir şey bilmiyor.”

    karşılığını verdi. Yabancı “Öyleyse kıyamet alametlerinden haber ver!” dedi. Hz. Peygamber (sav) şu açıklamayı yaptı:

    “Köle kadınların efendilerini doğurmaları, yalın ayak, üstü çıplak, fakir davar çobanlarının yüksek binalar yapmada yarıştıklarını görmendir.”

    Bu söz üzerine yabancı çıktı gitti. Ben epeyce bir müddet kaldım. Hz. Peygamber (sav) “Ey Ömer, sual soran bu zatın kim olduğunu biliyor musun?” dedi. Ben; “ALLAH ve Rasulü daha iyi bilir.” deyince şu açıklamayı yaptı:

    “Bu, Cebrail Aleyhisselam'dı. Size dininizi öğretmeye geldi.” (Müslim, İman 1)

  • 10

    Süheyb İbnu Sinan (ra) anlatıyor: Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdular:

    “Mü'min kişinin durumu ne kadar şaşırtıcıdır! Zira her işi onun için bir hayırdır. Bu durum, sadece mü'mine hastır, başkasına değil. Ona memnun olacağı bir şey gelse şükreder, bu ise hayırdır; bir zarar gelse sabreder, bu da hayırdır.” (Müslim, Zühd 64)

  • 9

    Ebu Hureyre (ra) Hazretleri anlatıyor: “Hz. Peygamber (sav)'e “Ey ALLAH'ın Rasulü, kıyamet günü senin şefaatinle en ziyade saadete erecek olan kimdir?” diye sormuştum. Bana:

    “Hadis'e karşı sende olan aşkı görünce, bu hususta senden önce bana bir başkasının sualde bulunmayacağını tahmin etmiştim.” açıklamasını yaptıktan sonra şu cevabı verdi: “Kıyamet günü benim şefaatimle en ziyade saadete erecek olan kimse, samimi olarak ve içinden gelerek 'La ilâhe illallah' diyen kimsedir.” (Buhari, İlm 34)

  • 8

    Cabir İbnu Abdillah el-Ensari (ra) anlatıyor: Hz. Peygamber (sav) buyurdular ki):

    “İki şey vardır gerekli kılıcıdır!” Bir zat: “Ey ALLAH'ın Rasulü! Gerekli kılan bu iki şeyden maksat nedir?” diye sordu. Hz. Peygamber (sav): “Kim ALLAH'a herhangi bir şeyi ortak kılmış olarak ölürse, bu kimse ateşe girecektir. Kim de ALLAH'a hiçbir şeyi ortak kılmadan ölürse, o da cennete girecektir.” cevabını verdi. (Müslim, İman 151)

  • 7

    Ebu Zer (Cündeb İbnu Cünade el-Gıfari) (ra) Hazretleri anlatıyor: Hz. Peygamber (sav) buyurdular ki):

    “Bana Cebrail aleyhisselam gelerek 'Ümmetinden kim ALLAH'a herhangi bir şeyi ortak kılmadan (şirk koşmadan) ölürse cennete girer müjdesini verdi' dedi. Ben (hayretle) 'Zina ve hırsızlık yapsa da mı?' diye sordum. 'Hırsızlık etse, zina yapsa da' cevabını verdi. Ben tekrar 'Yani hırsızlık ve zina yapsa da ha!' dedim. 'Evet, dedi, hırsızlık da etse, zina da yapsa!” [Hz. Peygamber (sav) dördüncü keresinde ilave etti]: “Ebu Zer patlasa da cennete girecektir.” (Buhari, Tevhid 33)

   

-->