Cevşen-ül Kebir 31-40. Ukdeler

Apr 11, 2011

 

يَا كَر۪يمَ الصَّفْحِ ٭ يَا عَظ۪يمَ الْمَنِّ ٭ يَا كَث۪يرَ الْخَيْرِ ٭ يَا قَد۪يمَ الْفَضْلِ ٭ يَا لَط۪يفَ الصُّنْعِ ٭ يَا دَٓائِمَ اللُّطْفِ ٭ يَا نَافِسَ الْكَرْبِ ٭ يَا كَاشِفَ الضُّرِّ ٭ يَا مَالِكَ الْمُلْكِ ٭ يَا قَاضِيًا بِالْحَقِّ ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ
Ey affı bol olan, Ey iyiliği büyük olan, Ey hayrı çok olan, Ey fazlı kadîm olan, Ey sanatı güzel olan, Ey lütfü dâim olan, Ey sıkıntıyı gideren, Ey zararı kaldıran, Ey mülkün sahibi, Ey hak ile hükmeden, 
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
يَا عَز۪يزًا لاَ يُضَامُ ٭ يَا لَط۪يفًا لاَ يُرَامُ ٭ يَا رَق۪يبًا لاَ يَنَامُ ٭ يَا قَٓائِمًا لاَ يَفُوتُ ٭ يَا حَيًّا لاَ يَمُوتُ ٭ يَا مَلِكًا لاَ يَزُولُ ٭ يَا بَاقِيًا لاَ يَفْنٰى ٭ يَا عَالِمًا لاَ يَجْهَلُ ٭ يَا صَمَدًا لاَ يُطْعَمُ ٭ يَا قَوِيًّا لاَ يُضْعَفُ ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ
Ey mağlup edilmeyen Azîz, Ey kendisinden uzaklaşılmayan Lâtîf, Ey uyumayan gözetleyici, Ey yok olmayan Mevcûd, Ey ölmeyen Hayy, Ey yok olmayan Melik, Ey fenâ bulmayan Bâkî, Ey cehalet ârız olmayan Âlim, Ey taama muhtaç olmayan Samed, Ey zaafa uğratılmayan Kavî,  
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ يَا وَاحِدُ ٭ يَا وَاجِدُ ٭ يَا شَاهِدُ ٭ يَا مَاجِدُ ٭ يَا رَاشِدُ ٭ يَا بَاعِثُ ٭ يَا وَارِثُ ٭ يَا ضَٓارُّ ٭ يَا نَافِعُ ٭ يَا هَاد۪ى ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ
Allah’ım! Senden şu isimlerinin hakkı için istiyor ve yalvarıyorum:
Ey isimlerinde, sıfatlarında ve fiillerinde ortağı olmayan Vâhid, Ey istediğini bulan Vâcid, Ey her yerde hâzır ve nâzır olan Şâhid, Ey sonsuz şan ve yücelik sahibi Mâcid, Ey bütün işlerini ezelî hikmetine göre neticeye ulaştıran Râşid, Ey peygamberler gönderen ve ölüleri dirilten Bâis, Ey bütün mülk ve servetlerin hakiki sahibi Vâris, Ey hikmeti gereği elem ve zarar verici şeyleri yaratan Dârr, Ey hayır ve menfaatli şeyleri yaratan Nâfi, Ey kullarına hidayet veren Hâdi,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
يَٓا اَعْظَمُ مِنْ كُلِّ عَظ۪يمٍ ٭ يَٓا اَكْرَمُ مِنْ كُلِّ كَر۪يمٍ ٭ يَٓا اَرْحَمُ مِنْ كُلِّ رَح۪يمٍ ٭ يَٓا اَحْكَمُ مِنْ كُلِّ حَك۪يمٍ ٭ يَٓا اَعْلَمُ مِنْ كُلِّ عَل۪يمٍ ٭ يَٓا اَقْدَمُ مِنْ كُلِّ قَد۪يمٍ ٭ يَٓا اَكْبَرُ مِنْ كُلِّ كَب۪يرٍ ٭ يَٓا اَجَلُّ مِنْ كُلِّ جَل۪يلٍ ٭ يَٓا اَعَزُّ مِنْ كُلِّ عَز۪يزٍ ٭ يَٓا اَلْطَفُ مِنْ كُلِّ لَط۪يفٍ ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ
Ey bütün azîmlerden daha Azîm, Ey bütün cömertlerden daha Kerîm, Ey bütün merhametlilerden daha Rahîm, Ey bütün hikmet sahiplerinden daha Hakîm, Ey bütün âlimlerden daha Alîm, Ey bütün önce yaratılanlardan daha evvel var olan Kadîm, Ey bütün büyüklerden daha büyük, Ey bütün yücelerden daha Celîl, Ey bütün izzet sahiplerinden daha Azîz, Ey bütün lütuf sahiplerinden daha Lâtif, 
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
يَا مَنْ هُوَ ف۪ى عَهْدِه۪ وَفِىٌّ ٭ يَا مَنْ هُوَ ف۪ى وَفَٓائِه۪ قَوِىٌّ ٭ يَا مَنْ هُوَ ف۪ى قُوَّتِه۪ عَلِىٌّ ٭ يَا مَنْ هُوَ ف۪ى عُلُوِّه۪ قَر۪يبٌ ٭ يَا مَنْ هُوَ ف۪ى قُرْبِه۪ لَط۪يفٌ٭يَا مَنْ هُوَ ف۪ى لُطْفِه۪ شَر۪يفٌ ٭ يَا مَنْ هُوَ ف۪ى شَرَفِه۪ عَز۪يزٌ ٭ يَا مَنْ هُوَ ف۪ى عِزَّتِه۪ عَظ۪يمٌ ٭ يَا مَنْ هُوَ ف۪ى عَظَمَتِه۪ مَج۪يدٌ ٭ يَا مَنْ هُوَ ف۪ى مَجْدِه۪ حَم۪يدٌ ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ
Ey ahdinde vefalı, Ey vefasında kuvvetli, Ey kuvvetinde yüce, Ey yüceliğinde yakın, Ey yakınlığında latîf, Ey lütfünde şerîf, Ey şerefinde azîz, Ey izzetinde azîm, Ey azametinde mecîd, Ey yüceliğinde hamîd,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
يَا مَنْ هُوَ كُلُّ شَىْءٍ خَاضِعٌ لَهُ ٭ يَا مَنْ هُوَ كُلُّ شَىْءٍ كَٓائِنٌ لَهُ ٭ يَا مَنْ هُوَ كُلُّ شَىْءٍ مَوْجُودٌ لَهُ ٭ يَا مَنْ هُوَ كُلُّ شَىْءٍ مُن۪يبٌ لَهُ ٭ يَا مَنْ هُوَ كُلُّ شَىْءٍ خَٓائِفٌ مِنْهُ ٭ يَا مَنْ هُوَ كُلُّ شَىْءٍ مُسَبِّحٌ لَهُ ٭ يَا مَنْ هُوَ كُلُّ شَىْءٍ قَٓائِمٌ بِه۪ ٭ يَا مَنْ هُوَ كُلُّ شَىْءٍ خَاشِعٌ لَهُ ٭ يَا مَنْ هُوَ كُلُّ شَىْءٍ صَٓائِرٌ اِلَيْهِ ٭ يَا مَنْ هُوَ كُلُّ شَىْءٍ هَالِكٌ اِلاَّ وَجْهَهُ ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ
Ey her şeyin kendisine boyun eğdiği, Ey her şey kendisi için var olan, Ey her şey kendisi için mevcut olan, Ey her şeyin kendisine döndüğü, Ey her şeyin kendisinden korktuğu, Ey her şeyin kendisini tesbih ettiği, Ey her şey onunla ayakta olan, Ey her şeyin kendisine itaat ettiği, Ey her şeyin kendisine yöneldiği, Ey ona bakan yüzü müstesnâ her şeyin helâk olduğu, 
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ يَا كَاف۪ى ٭ يَا شَاف۪ى ٭ يَا وَاف۪ى ٭ يَا مُعَاف۪ى ٭ يَا عَال۪ى ٭ يَا دَاع۪ى ٭ يَا رَاض۪ى ٭ يَا قَاض۪ى ٭ يَا بَاق۪ى ٭ يَا هَاد۪ى ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ
Allah’ım! Senden şu isimlerinin hakkı için istiyor ve yalvarıyorum:
Ey kullarına yeten Kâfi, Ey her türlü derde devâ veren Şâfi, Ey vaadinde duran Vâfi, Ey maddî ve mânevî dertlere âfiyet veren Muâfi, Ey her şeyiyle yüce olan Âli, Ey kullarını iyiliğe ve Cennete davet eden Dâi, Ey iyi kullarından hoşnut olan Râzi, Ey hikmet ve adâletle hükmeden Kâdi, Ey varlığının sonu olmayan Bâkî, Ey dilediğini doğru yola ulaştıran Hâdi,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
يَا مَنْ لاَمَفَرَّ اِلآَّ اِلَيْهِ ٭ يَا مَنْ لاَ مَفْزَعَ اِلآَّ اِلَيْهِ ٭ يَا مَنْ لاَ مَلْجَأَ اِلآَّ اِلَيْهِ ٭ يَا مَنْ لاَ يُتَوَكَّلُ اِلاَّ عَلَيْهِ ٭ يَا مَنْ لاَ مَقْصَدَ اِلآَّ اِلَيْهِ ٭ يَا مَنْ لاَ مَنْجَأَ اِلآَّ اِلَيْهِ ٭ يَا مَنْ لاَ يُرْغَبُ اِلآَّ اِلَيْهِ ٭ يَا مَنْ لاَ يُعْبَدُ اِلآَّ اِيَّاهُ ٭ يَا مَنْ لاَ يُسْتَعَانُ اِلاَّ مِنْهُ ٭ يَا مَنْ لاَ حَوْلَ وَ لاَ قُوَّةَ اِلاَّ بِه۪ ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ
Ey kendisinden başka kaçacak yer olmayan, Ey kendisinden başka sığınılacak yer olmayan, Ey kendisinden başka ilticâ edilecek yer olmayan, Ey kendisinden başka tevekkül edilecek kimse olmayan, Ey kendisinden başka maksut olmayan, Ey kendisinden başka kurtuluş yeri olmayan, Ey kendisinden başkasına rağbet edilmeyen, Ey kendisinden başkasına ibâdet edilmeyen, Ey kendisinden başkasından yardım istenilmeyen, Ey kendisinden başka güç ve kuvvet sahibi bulunmayan,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
يَا خَيْرَ الْمَرْهُوب۪ينَ ٭ يَا خَيْرَ الْمَطْلُوب۪ينَ ٭ يَا خَيْرَ الْمَرْغُوب۪ينَ ٭ يَا خَيْرَ الْمَسْئُول۪ينَ ٭ يَا خَيْرَ الْمَقْصُود۪ينَ ٭ يَا خَيْرَ الْمَذْكُور۪ينَ ٭ يَا خَيْرَ الْمَشْكُور۪ينَ ٭ يَا خَيْرَ الْمَحْبُوب۪ينَ ٭ يَا خَيْرَ الْمُنْزِل۪ينَ ٭ يَا خَيْرَ الْمُسْتَاْنِس۪ينَ ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ
Ey kendisine kaçılanların en hayırlısı, Ey matlupların en hayırlısı, Ey rağbet edilenlerin en hayırlısı, Ey kendisinden dilekte bulunulanların en hayırlısı, Ey maksut olanların en hayırlısı, Ey zikredilenlerin en hayırlısı, Ey şükredilenlerin en hayırlısı, Ey sevilenlerin en hayırlısı, Ey indirenlerin en hayırlısı, Ey kendisine ünsiyet edilenlerin en hayırlısı,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
يَا مَنْ هُوَ خَلَقَ فَسَوّٰى ٭ يَا مَنْ هُوَ قَدَّرَ فَهَدٰى ٭ يَا مَنْ هُوَ يَكْشِفُ الْبَلْوٰى ٭ يَا مَنْ هُوَ يَسْمَعُ النَّجْوٰى ٭ يَا مَنْ هُوَ يُنْقِذُ الْغَرْقٰى ٭ يَا مَنْ هُوَ يُنْجِى الْهَلْكٰى ٭ يَا مَنْ هُوَ يَشْفِى الْمَرْضٰى ٭ يَا مَنْ هُوَ اَمَاتَ وَ اَحْىٰ ٭ يَا مَنْ هُوَ اَضْحَكَ وَ اَبْكٰى ٭ يَا مَنْ هُوَ اَضَلَّ وَ اَهْدٰى ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ
Ey yaratıp düzene koyan, Ey takdir edip hedefe götüren, Ey belâyı kaldıran, Ey gizli yakarışı işiten, Ey batmışı kurtaran, Ey helâk olana necât veren, Ey hastaya şifa veren, Ey öldüren ve dirilten, Ey güldüren ve ağlatan, Ey saptıran ve hidâyete erdiren,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.