Seçme Hadisler


  • 531

    Hz. Aişe (ra) anlatıyor:

    “ (Bir gün), ey ALLAH'ın Resulü! İki komşum var, hangisine (öncelikle) hediyede bulunayım?” dedim.

    “ Sana kapı itibariyle hangisi yakınsa ona!” cevabını verdi.”

    (Buhari, Edeb 32)

  • 530

    Ebu Hureyre (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “Kim ALLAH'a ve ahirete inanıyorsa misafirine ikram etsin. Kim ALLAH'a ve ahirete inanıyorsa komşusuna ihsanda (iyilikte) bulunsun. Kim ALLAH'a ve ahirete inanıyorsa hayır söylesin veya sükut etsin.”

    (Buhari, Edeb 31) 

  • 529

    Hz. Ebu Hureyre (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “Komşusu, zararlarından emin olmayan kimse cennete giremez.”

    (Buhari, Edeb 29)

  • 528

    Hz. Aişe (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “Hz. Cebrail (as) bana komşu hakkında o kadar aralıksız tavsiyede bulundu ki, komşuyu varis kılacağını zannettim.”

    (Buhari, Edeb 28) 

  • 527

    Ebu'l-Müleyh, bir adamdan naklen demiştir ki:

    “Ben Resulullah (sav)'ın terkisinde idim. Hayvanın ayağı kaydı. Ben, “Kör şeytan.” demiş bulundum. Bana:

    “ Böyle söyleme, zira böyle söylersen o büyür, hatta ev kadar olur ve 'Kendi gücümle onu yere attım!' der. Fakat sen: 'Bismillah!' de, zira böyle söylersen o küçülür ve sinek kadar olur.”

    (Ebu Davud, Edeb 85)

  • 526

    İbnu Abbas (ra) anlatıyor:

    “Hastayı ziyaret ederken az oturmak ve az gürültü yapmak sünnettendir.”

    (Buhari, İlm 39) 

  • 525

    Ebu Said (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “Bir hastanın yanına girince, ona sağlık ve uzun ömür temennisiyle onu rahatlatın. Zira böyle yapmak onun gönlünü hoş eder.”

    (Tirmizi, Tıbb 35)

  • 524

    İbnu Abbas (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “Kim eceli gelmeyen bir hastayı ziyaret eder ve yanında şu duayı yedi kere okursa, ALLAH ona bu hastalığından mutlaka şifa verir. ‘Es'elullahe'l-azime Rabbe'l-Arşi'l-azime en yeşfike.’ (Büyük Arş'ın Rabbi olan ALLAH'tan senin içinşifa talebediyorum.)”

    (Ebu Davud, Cenaiz 12)

  • 523

    Ebu Hureyre (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “Kim ALLAH rızası için bir arkadaşını ziyaret eder veya bir hastaya geçmiş olsun ziyaretinde bulunursa, bir münadi ona şöyle nida eder: ‘Dünya ve ahirette hoş yaşayışa eresin. Bu gidişin de hoş oldu. Kendine cennette bir yer hazırladın.’

    (Tirmizi, Birr 67)

  • 522

    Hz. Enes (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “Kim abdest alır ve abdestini mükemmel kılar, sevap ümidiyle Müslüman kardeşini hasta iken ziyaret ederse, ateşten, yetmiş yıllık yürüme mesafesi kadar uzaklaştırılır.”

    (Ebu Davud, Cenaiz 7) 

  • 521

    Hz. Sevbân (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “ Hasta ziyaretinde bulunan kimse, ziyaretten dönünceye kadar cennet meyveleri arasındadır.”

    (Müslim, Birr 40)

  • 520

    Hz. Ali (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “ Kim bir hastayı akşam vakti ziyaret ederse onunla mutlaka yetmiş bin melek çıkar ve sabaha kadar onun için istiğfarda bulunur. Ona cennette bir bahçe hazırlanır. Kim de hastaya sabahleyin giderse, onunla birlikte yetmiş bin melek çıkar, akşam oluncaya kadar ona istiğfarda bulunur. Ona cennette bir bahçe hazırlanır.”

    (Ebu Davud, Cenaiz 7)

  • 519

    Ebu Hureyre (ra) anlatıyor:

    “ Resulullah (sav) hapşırdığı zaman, yüzünü elleriyle veya elbisesiyle örterdi ve sesini de kısardı.”

    (Ebu Davud, Edeb 98)

  • 518

    Atâ el-Horasânî anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “Musafaha edin ki, kalplerdeki kin gitsin, hediyeleşin ki birbrinize sevgi doğsun ve aradaki düşmanlık bitsin.”

    (Muvatta, Hüsnü'l-Hulk 16)

  • 517

    Hz. Berâ (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “İki Müslüman karşılaşıp musafahada bulununca, ayrılmalarından önce (küçük günahları) mutlaka affedilir.”

    (Ebu Davud, Edeb 153)

  • 516

    İbnu Ömer (ra) anlatıyor:

    “ Resulullah (sav) bevl ederken bir adam ona uğradı ve selam verdi. Ancak Resulullah (sav), selamına mukabelede bulunmadı.”

    (Müslim, Hayz 115)

  • 515

    Abdullah İbnu Amr İbni'l-As (ra) anlatıyor: “Resulullah'a:

    “İslam'ın hangi ameli daha hayırlıdır?” diye sorulmuştu:

    “ Yemek yedirmen, tanıdığın ve tanımadığın herkese selam vermen.” diye cevap verdi.”

    (Ebu Davud, Edeb 142)

  • 514

    Hz. Câbir (ra) anlatıyor: “ Resulullah (sav)'a gelmiştim. Kapıyı çaldım.

    “ Kim o?” buyurdular.

    “ Benim.” dedim. (Beni almak üzere) çıktı ama:

    “ Ben! Ben!” söyleniyordu. (Belliydi ki kendimi tanıtma tarzımı beğenmemişti.)”

    (Buhari, İsti'zan 17) 

  • 513

    Ata İbnu Yesar (ra) anlatıyor: “Bir adam Resulullah (sav)'a sordu:

    “Annemin yanına girerken izin isteyeyim mi?”

    “ Evet, iste.”

    “ Ama ben evde onunla beraber kalıyorum.”

    “ Annenin yanına girerken izin iste!”

    “ Ama ben ona hizmet ediyorum.”

    “ Annenden izin iste! Anneni çıplak görmen hoşuna gider mi?”

    “ Hayır.”

    “ Öyleyse ondan izin iste!”

    (Muvatta, İsti'zan 1)

  • 511

    Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “ Küçüklerimize merhamet, büyüklerimize saygı göstermeyen bizden değildir.” 

    (Tirmizi, Birr 15)

  • 510

    Hz. Enes (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “ Bir genç, ihtiyar bir kimseye yaşı sebebiyle ikramda bulunursa, ALLAH yaşlılığında ona ikram edecek kimseleri mutlaka takdir eder.”

    (Tirmizi, Birr 75)

  • 509

    Ebu Musa (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “Şu hususlar da ALLAH'ı büyüklemenin birer şubesidir:

    * Bir Müslüman yaşlıya ikramda bulunmak.

    * İçindekiyle amel hususunda ölçüyü aşmayan ve ondan uzaklaşmayan Kur'an hâmiline (hafızına) ikramda bulunmak.

    * Adil olan iktidar sahibine ikram.”

    (Ebu Davud, Edeb 23)

  • 508

    Ebu'd-Derdâ (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdu ki:

    “Kim kardeşinin ırzını müdafaa ederse, kıyamet günü ALLAH, onun yüzünden ateşi geri çevirir.”

    (Tirmizi, Birr 20)

  • 507

    Hz. Enes (ra) anlatıyor: “ Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “Kardeşine zalim de olsa mazlum da olsa yardım et.”

    “Mazlumsa yardım ederim, zalime nasıl yardım ederim?” diye sorulmuştu.

    “ Onu zulümden alıkoyarsın, bu da ona yardımdır.” buyurdu.”

    (Buhari, Mezalim 4)

  • 506

    Hz.Ebu Hureyre (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “Din nasihatten (hayırhahlıktan) ibarettir!” Yanındakiler sordu:

    “Kimin için ey ALLAH'ın Resulü?”

    “ALLAH için, kitabı için, Resulü için, Müslümanların imamları ve hepsi için! Müslüman Müslümanın kardeşidir. Ona yardımını kesmez, ona yalan söylemez, ona zulmetmez. Herbiriniz, kardeşinin ayinesidir, onda bir rahatsızlık görürse bunu ondan izale etsin.”

    (Tirmizi, Birr 17-18)

  • 505

    Hz. Ebu Hureyre (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “Kim bir mü'minin dünyevi kederlerinden birini giderirse, ALLAH da onun kıyamet günü kederlerinden birini giderir. Kim bir fakire kolaylık gösterirse, ALLAH da ona dünyada ve ahirette kolaylık gösterir. Kim bir Müslümanı örterse, ALLAH da onu dünya ve ahirette örter. Kişi kardeşinin yardımında olduğu müddetçe, ALLAH da onun yardımındadır. Kim ilim aramak düşüncesiyle bir yola düşerse, ALLAh onun cennete olan yolunu kolaylaştırır. Bir grup, ALLAH'ın kitabını okumak ve aralarında tedris etmek üzere ALLAH'ın evlerinden birinde toplanırsa, üzerlerine mutlaka sekine iner ve onları rahmet kaplar, melekler onları sarar. ALLAH da onları yanında bulunan mukarreb meleklere anar. Bir kimseyi ameli yavaşlatırsa, nesebi hızlandıramaz.”

    (Müslim, Zikr 38)

  • 504

    İbnu Ömer (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “Müslüman Müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu tehlikede yalnız bırakmaz. Kim, kardeşinin ihtiyacını görürse ALLAH da onun ihtiyacını görür. Kim bir Müslümanı bir sıkıntıdan kurtarırsa, ALLAH da o sebeple onu kıyamet gününün sıkıntısından kurtarır. Kim bir Müslümanı örterse, ALLAH da onu kıyamet günü örter.”

    (Ebu Davud, Edeb 46) 

  • 503

    Hz. Ebu Hureyre (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    Ruhlar toplanmış cemaatler (gibidirler). Onlardan birbiriyle (önceden) tanışanlar kaynaşır, tanışmayanlar ayrılırlar.”

    (Buhari, Enbiya 2) 

  • 501

    Hz. Ömer (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “ ALLAH'ın kulları arasında bir grup vardır ki, onlar ne peygamberlerdir ne şehidlerdir. Üstelik kıyamet günü ALLAH indindeki makamlarının yüceliği sebebiyle peygamberler de, şehidler de onlara gıpta ederler.”

    “ Ey ALLAH'ın Resulü! Onlar kim, bize haber ver!”

    “ Onlar aralarında ne kan bağı ne de birbirlerine bağışladıkları bir mal olmadığı halde, ALLAH'ın ruhu (Kur'an) adına birbirlerini sevenlerdir. ALLAH'a yemin ederim, onların yüzleri mutlaka nurdur. Onlar bir nur üzeredirler. Halk korkarken, onlar korkmazlar. İnsanlar üzülürken, onlar üzülmezler.” Ve şu ayeti okudu:

    “Haberiniz olsun ALLAH'ın dostları var ya! Onlara ne korku var ne de onlar üzülecekler.” (Yunus, 10/62)

    (Ebu Davud, Büyü 78)

  • 500

    Hz. Ebu Zerr (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “Amellerin en faziletlesi ALLAH için sevmek, ALLAH için buğzetmektir.”

    (Ebu Davud, Sünnet 3)

   

-->