Seçme Hadisler


  • 468

    “Sizden kim, bir yarım hurmayla da olsa ateşten korunabilirse, bunu yapsın.”

    (Buhari, Zekât 10) 

  • 467

    İbnu Ömer (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) minberde, sadakadan ve dilenmeye tevessül etmemekten bahsettiği sırada:

    “ Üstteki el, alttaki elden hayırlıdır!” buyurdu. “Üstteki infak eden, alttaki de dilenen demektir.”

    (Buhari, Zekat 18)

  • 466

    Hz. Ali (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “Sadaka vermede acele edin. Çünkü bela sadakanın önüne geçemez.”

    [Rezin tahric etmiştir. (Câmi'u's-Sagir, 3)]

  • 465

    Ebu Mes'ud el-Bedri (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “Müslüman kişi, ailesinin nafakası için harcar ve bundan sevap umarsa bu ona sadaka olur.”

    (Buhari, Nafakât 1)

  • 464

    Ebu Hureyre (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “Kulların sabaha erdiği her günde iki melek semadan iner ve bunlardan biri şöyle dua eder: 'Ey İlahımız! İnfak edene halef (devam) ver.' Diğeri de şöyle dua eder: ' Ey İlahımız! Cimriye de telef ver.' ”

    (Buhari, Zekat 28)

  • 463

    Ebu Hureyre (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “Sadaka Rabbin öfkesini söndürür ve kötü ölümü bertaraf eder.”

    (Tirmizi, Zekât 28)

  • 462

    İbnu Abbas (ra)'ın anlattığına göre, kendisine bir dilenci gelmiş o da dilenciye sormuştur:

    “ ALLAH'tan başka ilah olmadığına ve Muhammed aleyhissâlatu vesselam'ın O'nun elçisi olduğuna şehadet ediyor musun?” Adam, “Evet!” deyince tekrar sormuştur: “Oruç tutuyor musun?” Adam tekrar “Evet!” demiştir. Bunun üzerine İbnu Abbas: “ Sen istedin. İsteyenin bir hakkı vardır. Bizim de isteyene vermek, üzerimize vazifedir.” der ve ona bir elbise verir. Sonra ilaveten der ki: “ Resulullah (sav)'ı işittim, şöyle demişti:”

     “Bir Müslümana elbise giydiren her Müslüman  mutlaka ALLAH'ın hıfzı altındadır, ta o giydirdiğinden bir parça onun üzerinde bulundukça.”

    (Tirmizi, Kıyamet 42)

  • 461

    Ebu Hureyre (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “ Bir dirhem, yüzbin dirhemi geçmiştir.”

    “ Bu nasıl olur, ey ALLAH'ın Resulü?” diye sordular. Şu cevabı verdi:

    Bir adamın iki dirhemi vardı. Bunlardan daha iyisini tasadduk etti. Diğeri ise, malının yanına varıp, malından yüzbin dirhem çıkardı ve onu tasadduk etti.”

    (Nesâi, Zekat 49)

  • 460

    Ebi'l-Cevzâi (ra) anlatıyor: Hasan İbnu Ali (ra)'ye: “ Resulullah (sav)'dan ne ezberledin?” diye sordum. Şu cevabı verdi: Aleyhissâlatu vesselam'dan:

    “Sana şüphe veren şeyi terket, emin olduğun şeye ulaşıncaya kadar git. Zira sıdk (doğruluk) kalbin itminanıdır, yalan şüphedir.”

    (Tirmizi, Kıyamet 61)

  • 459

    İbnu Mes'ud (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    Sıdk insanı birre (ALLAH'ı razı edecek iyiliğe) götürür, birr de cennete götürür. Kişi, doğru söyler ve doğruyu arar da sonunda ALLAH'ın indinde sıddîk (doğru sözlü) diye kaydedilir. Yalan da kişiyi haddi aşmaya götürür. Haddi aşmak da ateşe götürür. Kişi yalan söyler ve yalanı araştırır da sonunda ALLAH'ın indinde yalancı diye kaydedilir.”

    (Buhari, Edeb 69)

  • 458

    Hz. Câbir (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) şöyle buyurdular:

    “Küre-i arz bana bir mescid ve temiz kılındı. Ümmetimden her kim bir namaz vaktine ulaştı mı nerede olursa namazını kılsın.”

    (Nesâi, Mesâcid 42)

  • 457

    İbnu Ömer (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “Çıplaklıktan sakının! Zira sizin yanınızda sadece helaya girdiğiniz zaman ve erkek hanımına sokulunca ayrılan melekler var. Onlardan utanın ve onlara karşı saygılı olun.” (Tirmizi, Edeb 42)

  • 456

    Behz İbnu Hakim (ra) anlatıyor: “(Bir gün Hz. Peygamber'e sorarak) dedim ki:

    “ Ey ALLAH'ın Resulü! Hangi avretimizi açıp, hangi avretimizi öretelim?”

    “ Zevcen ve sağ elinin sahip oldukları dışında herkese karşı avretini koru!” cevabını verdi. Ben tekrar:

    “ Ey ALLAH'ın Resulü, erkek erkekle olursa?” dedim.

    “ Gücün yeterse avretini kimseye gösterme!” dedi.

    “ Kişi tek başına olursa?” dedim.

    “ Kendisine karşı haya edilmeye ALLAH daha layıktır.” dedi.”

    (Ebu Davud, Hamâm 3)

  • 455

    İbnu Ömer (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “ALLAH temizlik olmayan namazı kabul etmez, hıyanetle kazanılan paradan verilen sadakayı da kabul etmez.”

    (Müslim, Tahâret 1)

  • 454

    Hz. Aişe (ra) anlatıyor: “ Resulullah (sav) askeri bir birliğin başına bir adamı komutan yapmıştı: Bu zat arkadaşlarına namaz kıldırırken, her seferinde kıraatını "kul hüvallahu ahad" ile tamamlıyordu. Döndükleri zaman durumu Hz. Peygamber'e söylediler. Aleyhissâlatu vesselam:

    “ Sorun ona niçin öyle yapıyormuş?” buyurdu. Dediği gibi kendisine sorulmuştu.

    “ Çünkü O, Rahmân'ın sıfatıdır, ben onu okumayı seviyorum!” diye cevap verdi.  Bunun üzerine Aleyhissâlatu vesselam:

    “ Ona bildirin, ALLAH onu seviyor!” müjdesini verdi.”

    (Buhari, Ezan 106)

  • 453

    Hz. Enes (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “Kim bir namaz unutacak olursa hatırlayınca derhal kılsın. Unutulan namazın bundan başka kefaleti yoktur.”

    (Buhari, Ezan 106)

  • 452

    Hz. Enes (ra) anlatıyor: “Bir adam, Resulullah (sav)'a:

    “ALLAH, kullarına kaç vakit namazı farz kıldı?” diye sordu. Aleyhissâlatu vesselam:

    “ ALLAH, kullarına beş vakit namazı farz kıldı.” diye cevap verdi. Adam tekrar sordu:

    “ Bunlardan önce veya sonra başka bir şey var mı?”

    “ ALLAH kullarına beş vakit namazı farz kıldı.”

    Bu cevap üzerine adam, bunlar üzerine hiçbir ilavede bulunmayacağına, onlardan herhangi bir eksiltme de yapmayacağına dair yemin etti. Resulullah (sav):

    “ Bu adam sözünde durursa mutlaka cennete girecektir!” buyurdu.”

    (Müslim, İman 10)

  • 451

    Hz. Huzeyfe (ra) anlatıyor:

    “ Resulullah (sav)'ı herhangi bir şey üzecek olursa namaz kılardı.”

    (Ebu Davud, Salât 312)

  • 449

    Sa'd İbnu Ebi Vakkas (ra) anlatıyor: İki erkek kardeş vardı. Bunlardan biri öbür kardeşinden kırk gün kadar önce vefat etti. Resulullah (sav)'ın yanında bunlardan birincisinin faziletleri zikredildi. Bunun üzerine Efendimiz (sav):

    “ Diğeri Müslüman değil miydi?” diye sordu.

    “Evet, Müslümandı ve fena da değildi!”dediler. Aleyhissâlatu vesselam:

    “ Öldükten sonra, namazının ona ne kazandırdığını biliyor musunuz? Namazın misali, sizden birinin kapısının önünde akan ve her gün içine beş kere girip yıkandığı suyu bol ve tatlı bir nehir gibidir. Bu (nehrin) onun üzerinde kir bıraktığını göremezsiniz. Öyleyse, siz ona namazının neler ulaştırdığını bilemezsiniz.”

    (Muvatta, Kasru's- Salât 91)

  • 448

    Ebu Hureyre (ra) anlatıyor: “Hz. Peygamber (sav)'in şöyle söylediğini işittim:

    “ Sizden birinizin kapısının önünden bir nehir aksa ve bu nehirde hergün beş kere yıkansa, acaba üzerinde hiç kir kalır mı, ne dersiniz?”

    “ Bu hal, onun kirlerinden hiçbir şey bırakmaz!” dediler. Aleyhissâlatu vesselam:

    “ İşte bu, beş vakit namazın misalidir. ALLAH onlar sayesinde bütün hataları siler.” buyurdu.”

    (Buhari, Mevâkıt 6)

  • 446

    Hz. Ebu Hureyre (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “ Allahu Zülcelâl hazretleri buyurdu ki: “Biri diğerine ihanet etmediği müddetçe, iki ortağın üçüncüsü ben olurum. Biri arkadaşına ihanet etti mi ben aralarından çekilirim.”

    (Ebu Davud, Büyü 27)

  • 444

    İbnu Ömer (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    Her sarhoş edici hamradır. Ve her sarhoş edici haramdır. Kim dünyada hamr içer ve tövbe etmeden, onun tiryakisi olduğu halde ölürse, ahirette şarab içemez.”

    (Buhari, Eşribe 1)

  • 443

    Ebu Davud'da gelen bir rivayette (Resulullah'ın açıklaması şöyledir):

    “Her sarhoş edici şey haramdır. Bir farak (küp) içildiği takdirde sarhoşluk veren bir şeyin tek avucu da haramdır.”

    (Buhari, Eşribe 4)

  • 441

    Hz. Câbir (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “Kapların ağızlarını örtün, dağarcık (ve tulukların) ağzını bağlayın.”

    ( Buhari, Eşribe 22) 

  • 440

    İbnu Ebi Evfâ ve Ebu Katâde (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    Bir cemaate içecek dağıtan, en son içer.”

    (Ebu Davud, Eşribe 19)

  • 439

    Hz. Enes (ra) anlatıyor: “Resulullah (sav)'a bir bardak süt getirilmişti. İçerisine su katıldı. Önce kendisi içti. Solunda Hz. Ebu Bekr (ra) vardı, sağında da bir bedevi. Sütten artan kısmı bedeviye verdi ve:

    “ (Öncelik hakkı) sağındır, sonra da onun sağı(ndan devam etsin)!” buyurdu.”

    (Buhari, Hibe 4)

  • 438

    İbnu Abbas (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    Suyu deve gibi bir solukta içmeyin. İki üç solukta (dinlene dinlene) için. Su içerken besmele çekin. Bitirince de ALLAH'a hamdedin.”

    (Tirmizi, Eşribe 13)

  • 437

    Hz. Enes (ra): “ Resulullah (sav) ayakta içmeyi yasakladı.” demişti. Kendisine:

    “ Ya yemek? (Bu hususta hüküm nedir)” diye soruldu.

    “Bu daha şiddetli yasaktır! Bu daha şerli, daha kötü! dedi."

    (Müslim, Eşribe 113)

  • 435

    Safiyye Bintu Ebi Ubeyd, Resulullah (sav)'ın zevce-i paklerinden birinden naklediyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “Kim bir arrafa (kahine) gelir, bir şeyler sorar ve söylediklerine de (inanıp) onu tasdik ederse, kırk gün namazı kabul edilmez.”

    (Müslim, Selam 125)

  • 434

    Hz. Ebu Hureyre (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    Kim (sihir maksadıyla) bir düğüm vurur sonra da ona üflerse sihir yapmış olur. Kim sihir yaparsa şirke düşer.”

    (Nesâi, Tahrim 19)

   

-->