Seçme Hadisler


  • 307

    Hz. Aişe (ra) anlatıyor: Hz. Peygamber (sav) geceleyin uyanınca şu duayı okurdu:

    “ALLAH'ım! Seni hamdinle tenzih ederim, Senden başka ilah yoktur. Günahım için affını dilerim, rahmetini talebederim. ALLAH'ım ilmimi artır, bana hidayet verdikten sonra kalbimi saptırma. Katından bana rahmet lutfet. Sen lutfedenlerin en cömerdisin.”

    (Ebu Davud, Edeb 108)

  • 306

    Hz. Huzeyfe İbnu'l-Yeman (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) yatağa girince şu duayı okurdu:

    “ALLAH'ım! Senin adınla hayat bulur, senin adınla ölürüm.”

    Sabah olunca da şu duayı okurdu:

    “ Bizi öldürdükten sonra tekrar hayat veren ALLAH'a hamdolsun! Zaten dönüşümüz de O'nadır.”

    (Buhari, Da'avât 7,8)

  • 305

    Hz. Enes (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) yatağa girdiği zaman şu duayı okurdu:

    “Bize yedirip içiren, ihtiyaçlarımızı görüp bizi barındıran ALLAH'a hamdolsun. İhtiyacını görecek, barınak verecek kimsesi olmayan niceleri var!”

    (Müslim, Zikr 64)

  • 304

    Ebu Selâm, Hz. Enes (ra)'ten naklediyor: “ Resulullah (sav)'ın şöyle söylediğini işittim:

    “Kim akşama ve sabaha erdiği zaman: ‘Rabb olarak ALLAH'a, din olarak İslam'a, resul olarak Muhammed (sav)'e razı olduk.’  derse, onu razı etmek de ALLAH üzerine bir hak olmuştur.” (Rezin bu duaya “Kıyamet günü” ifadesini ilave etmiştir.)

    (Ebu Davud, Edeb 119)

  • 303

    Hz. Aişe (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “Her kim, zulmedene beddua ederse, ondan intikamını (dünyada ) almış olur.”

    (Tirmizi, Da'avât 115)

  • 302

    Ebu Derda (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “Kardeşinin gıyabında dua eden hiçbir mü'min yoktur ki melek de: 'Bir misli de sana olsun.' demesin.” (Müslim, Zikr 86)

  • 301

    İbnu Mes'ud (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “Allah Teâla Hazretlerinin fazlından isteyin. Zira ALLAH, kendisinden istenmesini sever. İbadetin en efdali de (dua edip) kurtuluşu beklemektir.” (Tirmizi, Da'avât 126)

  • 300

    Hz. Ebu Hureyre (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “ALLAH Teâla Hazretleri kendisinden istemeyene gadap eder.” (Tirmizi, Da'avât 3)

  • 299

    Hz. Câbir (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “ Nefislerinizin aleyhine dua etmeyin, çocuklarınızın aleyhine de dua etmeyin, hizmetçilerinizin aleyhine de dua etmeyin. Mallarınızın aleyhine de dua etmeyin. Ola ki, ALLAH'ın duaları kabul ettiği saate rastgelir de, istediğiniz kabul ediliverir.” (Ebu Davud, Salat 362)

  • 298

    Hz. Ebu Hureyre (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “ Acele etmediği müddetçe her birinizin duasına icabet olunur. Ancak şöyle diyerek acele eden var: “Ben Rabbime dua ettim duamı kabul etmedi.” (Buhari, Da'avât 22)

  • 296

    Hz. Enes (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    Sizden biri dua edince “Ya Rabb dilersen beni affet! Ya Rabb dilersen bana rahmet et!” demesin. Bilakis, azimle (kesin bir üslupla) istesin, zira ALLAH Teâla Hazretlerini kimse icbar edemez.” (Buhari, Da'avât 21)

  • 295

    Hz. Ebu Hureyre (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “ ALLAH'a duayı, size icabet edeceğinden emin olarak yapın. Şunu bilin ki ALLAH Celle Şânuhu (bu inançla olmayan ve) gafletle, (başka meşguliyetlerle) oyalanan kalbin duasını kabul etmez.” (Tirmizi, Da'avât 66)

  • 294

    Hz. Selman (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “ Rabbiniz hayiydir, kerimdir. Kulu dua ederek kendisine elini kaldırdığı zaman, O, ellerini boş çevirmekten istihya eder.” (Tirmizi, Da'avât 118)

  • 293

    İbnu Abbas (ra) Hazretleri anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “ Duvarları örtmeyin. Kim kardeşinin mektubuna, onun izni olamdan bakarsa, tıpkı ateşe bakmış gibi olur. ALLAH'tan avuçlarınızın içiyle isteyin, sırtlarıyla istemeyin; dua tamamlanınca avucunuzu yüzlerinize sürün.” (Ebu Davud, Salât 358)

  • 292

    Abdullah İbnu Amr İbni'l-As ( ra) anlatıyor:

    “ İcabete mazhar olmada gaib kimsenin gaib kimse hakkında yaptığı duadan daha süratli olanı yoktur.” (Tirmizi, Birr 50)

  • 291

    Ebu Hureyre (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) anlatıyor:

    (ALLAH'ın kabul ettiği) üç müstecab dua vardır, bunların icabete mazhariyetleri hususunda hiçbir şekk yoktur. Mazlumun duası, misafirin duası, babanın evladına duası.” (Tirmizi, Birr 7)

  • 290

    Ebu Hureyre (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “ Kul Rabbine en ziyade secdede iken yakın olur, öyle ise (secdede) duayı çok yapın.” (Müslim, Salât 215)

  • 280

    Sehl İbnu Sa'd (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “ İki şey vardır, asla reddedilmezler: Ezan esnasında yapılan dua ile, insanlar birbirine girdikleri savaş sırasında yapılan dua.” (Muvatta, Nidâ 7)

  • 279

    Hz. Enes (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “ Ezanla kaamet arasında yapılan dua reddedilmez (mutlaka kabule mazhar olur).”

    “Ey ALLAH'ın Resulü, nasıl dua edelim?”

    “ ALLAH'tan, dünya ve ahiret için afiyet isteyin!” dedi." (Ebu Davud, Salât 35)

  • 278

    Ebu Ümame (ra) anlatıyor: Dedim ki: “Ey ALLAH'ın Resulü! En ziyade dinlenmeye (ve kabule) mazhar olan dua hangisidir?”

    “ Gecenin sonunda yapılan dua ve farz namazların ardından yapılan dualardır!” diye cevap verdi.” (Tirmizi, Da'avât 80)

  • 277

    Hz. Ebu Hureyre (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “ Her gece, Rabbimiz gecenin son üçte biri girince, dünya semasına iner ve: 'Kim bana dua ediyorsa ona icabet edeyim. Kim benden bir şey istemişse onu vereyim, kim bana istiğfarda bulunursa ona mağfirette bulunayım.' der.” (Buhari, Tevhîd 35)

  • 276

    Hz. Enes (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “ ALLAH'ı zikreden bir cemaatle sabah namazı vaktinden güneş doğuncaya kadar birlikte oturmam, bana İsmail'in oğullarından dört tanesini azad etmemden daha sevgili gelir. ALLAH'ı zikreden bir cemaatle ikindi namazı vaktinden güneş batımına kadar oturmam  dört kişi azad etmemden daha sevgili gelir.” (Ebu Davud, İlm 13)

  • 274

    Hz. Muaz (ra) anlatıyor: Resulullah ( sav) buyurdular ki:

    Akşamdan (abdestli olarak) temizlik üzere zikrederek uyuyan ve geceleyin de uyanıp ALLAH'tan dünya ve ahiret için hayır talebeden hiç kimse yoktur ki ALLAH dilediğini vermesin.” (Ebu Davud, Edeb 105)

  • 273

    Hz. Enes (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “ Allah Teâla Hazretleri şöyle seslenir: “Beni bir gün zikreden veya bir makamda benden korkan kimseyi ateşten çıkarın!” (Tirmizi, Cehennem 9)

  • 272

    Ebu Derdâ (ra) anlatıyor: “Resûl-i Ekrem (sav), (bir gün) sordu:

    “ En hayırlı olan ve derecenizi en ziyade artıran, melikinizin yanında en temiz, sizin için gümüş ve altın paralar bağışlamaktan daha sevaplı, düşmanla karşılaşıp boyunlarını vurmanız veya boyunlarınızı vurmalarından sizin için daha hayırlı olan amelinizin hangisi olduğunu haber vereyim mi?”

    “ Evet, Ey ALLAH'ın Resulü!” dediler.

    “ ALLAH'ın zikridir!”buyurdu.” (Tirmizi, Da'avât 6)

  • 271

    Ubade İbnu's- Sâmit (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “Yeryüzünde, masiyet veya sıla-i rahmi koparıcı olmamak kaydıyla ALLAH'tan bir talepte bulunan bir Müslüman yoktur ki, ALLAH ona dilediğini vermek veya ondan onun mislince bir günahı affetmek suretiyle icabet etmesin.” (Tirmizi, Da'avât 126)

  • 270

    İbnu Ömer (ra) anlatıyor: “ Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “Kime dua kapısı açılmış ise ona rahmet kapıları açılmış demektir... Dua, inen ve henüz inmeyen  her çeşit (müsibet) için faydalıdır. Kazayı sadece dua geri çevirir. Öyle ise sizlere dua etmek gerekir.” (Tirmizi, Da'avât 112)

  • 269

    Nu'man İbnu Beşir (ra) anlatıyor: “Resulullah (sav): “Dua ibadetin kendisidir.” buyurdular ve sonra şu ayeti okudular:

    “Rabbiniz: Bana dua edin ki size icabet edeyim. Bana ibadet etmeyi kibirlerine yediremeyenler alçalmış olarak cehenneme gireceklerdir.” (Gâfir, 40/60) buyurdu.”  (Tirmizi, Tefsir, Gâfir)

  • 267

    Ka'b İbnu Ucre (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) bana şunu söyledi:

    “ Ey Ka'b İbnu Ucre, seni, benden sonra gelecek ümeraya karşı ALLAH'a sığındırırım. Kim onalrın kapılarına gider ve onları, yalanlarında tasdik eder, zulümlerinde onlara yardımcı olursa, o benden değildir, ben de ondan değilim; ahirette havz-ı kevserin başında yanıma da gelemez. Kim onların kapısına gitmez, yalanlarında onları tasdik etmez, zulümlerinde yardımcı olmazsa o bendendir, ben de ondanım; o kimse, havzın başında yanıma gelecektir. Ey Ka'b İbnu Ucre! Namaz burhandır. Oruç sağlam bir kalkandır. Sadaka hataları söndürür, tıpkı suyun ateşi söndürdüğü gibi. Ey Ka'b İbnu Ucre! Haramla biten bir ete mutlaka ateş gerekir.” (Tirmizi, Salât 433)

  • 266

    Hz. Aişe (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “ ALLAH bir emir için hayır diledi mi ona doğru sözlü bir vezir nasibeder. Bu, ona unutunca hatırlatır, hatırladığı zaman da yardım eder. ALLAH emire hayır dilemezse, kötü bir vezir musallat eder. Bu vezir, ona unuttuğunu hatırlatmaz, hatırlayınca da yardımcı olmaz.” (Ebu Davud, Harâc 4)

   

-->