Seçme Hadisler


  • 875

    Abdulmüheymin İbnu Abbas İbni Sehl Sa'd es- Saidi, babası tarikiyle dedesinden naklediyor: “ Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “ Teenni ALLAH Teâla'dandır, acele de şeytandan!..”

    (Tirmizi, Birr 66)

  • 874

    Ebu Eyyub (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “ Dört şey vardır, bunlar geçmiş peygamberlerin sünnetlerindendir: Haya, koku sürünme, evlenme, misvak kullanma.”

    (Tirmizi, Nikâh 1)

  • 873

    İbnu Abbas (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “ İtidal (orta yol üzere olmak), teenni(li davranmak), hal ve gidişi iyi olmak peygamberliğin yirmi dört cüzünden bir cüzdür.”

    (Muvatta, Şi'r 17)

  • 869

    Hz. Ebu Hureyre (ra) anlatıyor: “ Bir gün, Resulullah (sav) ashabına:

    "Şu kelimeleri kim (benden) alıp onlarla amel edecek ve onlarla amel edecek olana öğretecek?" buyurdular. Ben hemen atılıp:

    “ Ben! Ey ALLAH'ın Resûlü!” dedim. Aleyhisselatu vesselam elimden tuttu ve beş şey saydı:

    * "Haramlardan sakın, ALLAH'ın en âbid kulu ol!

    * ALLAH'ın sana ayırdığına razı ol, insanların en zengini ol!

    * Komşuna ihsanda bulun, mü'min ol.

    * Kendin için istediğini başkaları için de iste, Müslüman ol!

    * Fazla gülme. Çünkü fazla gülmek kalbi öldürür."

    (Tirmizi, Zühd 2)

  • 868

    İbnu Abbas (ra) anlatıyor: “ Ben Resulullah (sav)'ın terkisinde idim. Bana şu nasihatta bulundu:

    “Yavrum! ALLAH'a karşı (emir ve yasaklarına uyarak edebini) koru, ALLAH da seni (dünya ve ahirette) korusun! ALLAH'ı(n üzerinde hukukunu) koru ki O'nu karşında (dünya ve ahiretin fenalıklarına karşı hami) bulasın -veya önünde demişti-. Bollukta ALLAH'ı tanı ki, darlıkta da O, seni tanısın. (Dünya ve ahiretle ilgili) bir şey isteyince ALLAH'tan iste. Yardım talep edeceksen ALLAH'tan yardım dile. Zira kullar, ALLAH'ın yazmadığı bir hususta sana faydalı olmak için biraraya gelseler, bu faydayı yapmaya muktedir olamazlar. ALLAH'ın yazmadığı bir zararı sana vermek için biraraya gelseler, buna da muktedir olamazlar. Kalemlerin mürekkebi kurudu ve sayfalar dürüldü. Sen, yakînî bir imanla, tam bir rıza ile ALLAH için çalışmaya muktedir olabilirsen çalış; şayet buna muktedir olamazsan, hoşuna gitmeyen şeyde sabırda çok hayır var. Şunu da bil ki (Nusret(i ilahi) sabırla birlikte gelir, kurtuluş da sıkıntıyla gelir, zorlukta da kolaylık vardır, bir zorluk iki kolaylığa asla galebe çalamayacaktır.”

    (Tirmizi, Sıfatu'l-Kıyamet 60)

  • 867

    Hz. Ebu Hureyre (ra) anlatıyor: “ Resulullah (sav):

    “Biz öne geçecek sonuncularız!” buyurdular. Keza:

    “ Birinizin ailesine karşı yaptığı yemininde inatlaşması, ALLAH nazarında Rab Teâla'nın farz kıldığı kefareti ödemesinden daha ağır bir günahtır!” buyurdu.”

    (Buhari, Eyman 1)

  • 866

    Hz. Ebu Musa (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “ Ben, ALLAH'a yemin ederek söylüyorum: İnşallah, herhangi bir şeye yemin edince, yeminimin aksini yapmayı daha hayırlı görecek olsam, yeminimi kefaretler, hayırlı gördüğüm şeyi yaparım.”

    (Buhari, Eymân 14)

  • 865

    Hz. Ebu Hureyre (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “ Kim bir şey hususunda yemin eder, sonra da hilafını daha hayırlı görürse, derhal kefaret vererek yemininden vazgeçsin ve yemin ettiği husustan daha hayırlı olanı yapsın.”

    (Müslim, Eymân 12)

  • 864

    İyas İbnu Sa'lebe el-Harisî (ra) anlatıyor: “Resulullah (sav) buyurdular ki:

    Kim Müslüman bir kimsenin hakkını, yemini ile ele geçirirse, artık onun için cehennem vacib olmuştur. ALLAH Teâla ona cenneti de mutlaka haram kılmıştır.”

    “Ey ALLAH'ın Resûlü! Az bir şey olsa da mı?” diye sormuşlardı.

    “ Misvak ağacından bir çubuk bile olsa!”cevabını verdi.”

    (Müslim, İman 218)

  • 863

    İbnu Mes'ud (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular:

    “ Kim Müslüman bir kimsenin malı hakkında yalan yere yemin ederse, (Kıyamet günü) ALLAH'la karşılaştığında O'nu kendisine karşı gadaplanmış bulur!” 

    Sonra Resulullah (sav), bu sözlerini tasdik eden ayetleri ALLAH Teâla'nın kitabından  okudular:

    “ (Ahir zaman peygamberine iman hususunda) ALLAH'a verdikleri ahdi ve ettikleri yemini, az bir dünya malı karşılığında değiştirenlere gelince, onların ahirette hiçbir nasibi yoktur. Kıyamet gününde ALLAH onlara ne bir hitapta bulunur, ne rahmetiyle nazar eder ve ne de onları temize çıkarır. Onların hakkı pek acı bir azabtır”

    [Âl-i İmrân, 3/77; (Buhari, Eymân 17)]

  • 862

    İmrân İbnu Husayn (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “ Kim, (mahkeme gereği, yapması icabeden) bir yeminde yalan yere yemin ederse, bu yemini sebebiyle cehennemdeki yerini hazırlamış olur.”

    (Ebu Davud, Eymân 1)

  • 861

    Büreyde (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “ Kim yemin eder ve: “...İslam'dan berî olayım!” derse, eğer sözünde yalancı ise, dediği gibi olur, yalancı değil de gerçeği söylemişse İslam'a salim olarak dönemeyecektir.”

    (Ebu Davud, Eymân 9)

  • 860

    İbnu Ömer (ra) anlatıyor: Resulullah (sav)'ın yaptığı yeminlerin çoğu şöyleydi:

    “Kalpleri çeviren zâta yemin olsun, hayır!”

    (Buhari, Eymân 3)

  • 859

    İbnu Abbas (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) yemin teklif ettiği bir kimseye şöyle söyledi:

    “ Haydi! Kendinden başka ilah olmayan ALLAH'a kasem ederek o kimsenin, yani iddia sahibinin sende hiçbir şeyi olmadığına yemin et!”

    (Ebu Davud, Akdiye 24)

  • İbnu Abbas ve İbnu Ömer (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “ Bir kimse bir atiyye de bulunur veya bir hibede bulunursa, sonradan atiyye ve hibesinden rücû etmesi ona helal olmaz, sadece baba çocuğuna yaptığı bağıştan dönebilir.”

    “ Atiyye ve hibesinden dönen, kusmuğuna dönen köpek gibidir.”

    (Ebu Davud, Büyû 83)

  • 856

    Ebu Ümame (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “ Kim bir kimse için şefaatçi olur, o da bu şefaatine karşı bir hediyede bulunursa, hediyeyi kabul ettiği takdirde, riba kapılarından büyük bir kapıya girmiş olur.”

    (Ebu Davud, Buyü 84)

  • 855

    Hz. Enes (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “ Bana bir koyunun inciğe kadar ayağı hediye edilse kabul ederim, böyle bir yemeğe çağrılsam icabet ederim.”

    (Tirmizi, Ahkâm 10)

  • 854

    Hz. Aişe (ra) anlatıyor:

    “ Resulullah (sav) hediyeyi kabul eder, ona karşılıkta bulunurdu.”

    (Ebu Davud, Buyü 87)

  • 853

    Hz. Ebu Hureyre (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “ Hediyeleşin, zira hediye, kalpteki kuşkuları giderir. Komşu kadın, komşusu kadından gelen (hediyeyi) hakir görmesin, bir koyun paçası parçası olsa bile!..”

    (Tirmizi, Vela ve'l-Hibe 6)

  • 852

    Zeyd İbnu Halid (ra) anlatıyor: “ Resulullah (sav) Hudeybiye'de, bize, geceleyin yağan yağmurun peşinden sabah namazı kıldırmıştı. Namaz bitince cemaatin önüne geçti ve:

    “ Rabbiniz ne dedi biliyor musunuz?” buyurdu. Cemaat:

    “ ALLAH ve Resûlü bilir!” dediler.

    “ ALLAH Teâla Hazretleri: “Kullarımdan bir kısmı bana mü'min, bir kısmı da kafir olarak sabahladı. ‘ALLAH'ın fazlı ve rahmetiyle bize yağmur yağdırıldı.’ diyen bana mü'min, yıldızları da inkar edici olarak  sabahladı. Kim de: ‘Falanca falanca yıldız sayesinde bize yağmur yağdırıldı.’ dediyse o da bana kafir, yıldıza mü'min olarak sabaha erdi.” dedi!” buyurdular.”

    (Buhari, Ezan 156)

  • 849

    İbnu Amr İbni'l- Âs (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “ Dört haslet vardır; kimde bu hasletler bulunursa o kimse halis münafıktır. Kimde de bunlardan biri bulunursa, onu bırakıncaya kadar kendinde nifaktan bir haslet var demektir: Emanet edilince hiyanet eder, konuşunca yalan söyler, söz verince sözünde durmaz, husumet edince haddi aşar.”

    (Buhari, İman 24)

  • 847

    Temimu'd-Dâri (ra) anlatıyor: Resulullah (sav):

    “ Din nasihatten (hayırhahlıktan) ibarettir!” demiştir. Biz sorduk:

    “Ey ALLAH'ın Resûlü! Kimin için hayırhah olmaktır?”

    “ ALLAH için, ALLAH'ın kitabı için, Resûlü için ve Müslümanların imamları ve hepsi için!” buyurdular.”

    (Müslim, İman 95)

  • 845

    İbnu Ömer (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “ ALLAH bir kavme azab indirdi mi, o azab, kavmin içinde bulunan herkese isabet eder. Sonra, (kıyamet gününde) herkes niyetlerine (ve amellerine) göre diriltilirler.”

    (Buhari, Fiten 19)

  • 844

    İbnu Amr İbnu'l-As (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “ Ancak, kendisiyle ALLAH Teâla Hazretlerinin rızası talep edilen şeylerde nezir vardır. Aile ve akrabalık ilişkilerini kesme üzerine de yemin yoktur.”

    (Ebu Davud, Eymân 15)

  • 843

    İbnu Abbas (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) hutbe verirken, güneşte ayakta duran bir adam gördü. Bunun niye orada durduğunu sordu.

    “ Bu Ebu İsrail'dir, güneşte durarak oruç tutmaya, yiyip içmemeye, gölgede oturmamaya ve konuşmamaya adak adamıştır!” dediler. Resulullah Aleyhisselam:

    “ Ona söyleyin; gölgelensin ve konuşsun, ancak orucunu tamamlasın.” buyurdular.”

    (Buhari, Eymân 31)

  • 842

    Amr İbnu Şu'ayb an ebihi an ceddihi anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “ Bir erkek bir kadınla nikah yapar ve temasta bulunursa, artık o kadının kızını nikahlaması ona helal olmaz. Eğer kadına temas etmemişse kızını nikahlayabilir. Bir erkek bir kadını nikahlarsa, kadına temas etmiş olsa da olmasa da kadının annesiyle artık nikahlanamaz.”

    (Tirmizi, Nikah 25)

  • 841

    Büreyde (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “ Dünya ehlinin değer verdiği, peşinden koştuğu şey maldır.”

    (Nesâi, Nikâh 9)

  • 840

    Hz. Ebu Hureyre (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “ Dini ve ahlakı sizi memnun eden birisi kız talep ederse onu evlendirin. Böyle yapmazsanız, yeryüzünde fitne ve geniş bir fesad çıkar.”

    (Tirmizi, Nikâh 3)

  • 839

    İbnu Ömer (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “ Kızları evlendirme konusunda kadınlarla istişare edin!”

    (Ebu Davud, Nikâh 24)

  • 838

    İbnu Abbas (ra) anlatıyor:

    “ Bakire bir kız, Resulullah (sav)'a gelerek, kendisi istemediği halde, babasının evlendiridğini söyledi. Resulullah (sav), (bu nikahı) kabul edip etmemede kızı muhayyer bıraktı.”

    (Ebu Davud, Nikâh 25)

   

-->