Seçme Hadisler


  • 770

    İbnu Abbas (ra) anlatıyor: “ Bir kişinin ridasını rüzgar savurmuştu, tutup rüzgara lanet etti. Resulullah (sav) müdahale buyurdu:"

    “Sakın rüzgara lanette bulunmayın. O memurdur, (ALLAH'ın emriyle) iş görmektedir. Şunu bilin ki, kim bir şeye haksızlıkla lanet ederse, lanet kendisine döner.”

    (Ebu Davud, Edeb 53)

  • 769

    Hz. Ebu Hureyre (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “ Sövüşen iki kişinin söyledikleri(nin vebali), mazlum olan tecavüzde bulunmadıkça başlayana aittir.”

    (Müslim, Birr 68)

  • 768

    Hz. Ebu Zerr (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “ Bir kimse diğer bir kimseyi fıskla veya küfürle itham etmesin. Aksi takdirde, itham edilen arkadaşında bunlar yoksa, kelime kendine dönderilir."

    (Buhari, Edeb 44)

  • 767

    Hz. Ebu Hureyre (ra) anlatıyor: Resulullah (sav)'a:

    “ Ey ALLAH'ın Resulü! Müşriklere beddua et, onları lanetle!” denmişti. Şu cevabı verdi:

    “ Ben rahmet olarak gönderildim, lanetleyici olarak değil!”

    (Müslim, Birr 87)

  • 766

    Semüre İbnu Cündeb (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “ Birbirinize, ALLAH'ın laneti, ALLAH'ın gadabı ve cehennem temennisiyle bedduada bulunmayın.”

    (Ebu Davud, Edeb 53)

  • 765

    Ebu'd-Derdâ (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “ Laneti çok yapanlar kıyamet günü şefaatçi olamazlar, şehid de olamazlar.”

    (Müslim, Birr 85)

  • 763

    İbnu Mes'ud (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “ Mü'min ne ta'n edici, ne lanet edici, ne kaba ve çirkin sözlü, ne de hayasızdır.”

    (Tirmizi, Birr 48)

  • 763

    İbnu Mes'ud (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “ Mü'min ne ta'n edici, ne lanet edici, ne kaba ve çirkin sözlü, ne de hayasızdır.”

    (Tirmizi, Birr 48)

  • 762

    İbnu Abbas (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “ Kendisinde ruh olan hiçbir canlıyı (atışlarınıza hedef) ittihaz etmeyin.”

    (Müslim, Sayd 58)

  • 761

    İbnu Abbas (ra) anlatıyor:

    “ Resulullah (sav) (dövüştürmek için) hayvanların arasını kızıştırmayı yasakladı.”

    (Ebu Davud, Cihâd 56)

  • 758

    İbnu Abbas (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “ Elbiselerden beyaz olanları giyin. Çünkü onlar en hayırlı giyeceklerdir. Ölülerinizi de beyazla kefenleyin.”

    (Tirmizi, Cenâiz 18)

  • 757

    Ebu'l-Ahvas babasından naklen diyor ki: “ Üzerimde adi bir elbise olduğu halde Resulullah (sav)'ın yanına gelmiştim. Bana:

    “ Senin malın yok mu?” diye sordu.

    “ Evet var!” cevabıma:

    “ Hangi çeşit maldan?” sorusunu yöneltti.

    “ Her çeşit maldan ALLAH bana vermiştir (deve, sığır, davar, at, köle, hepsinden var).” demem üzerine buyurdular:”

    “ Öyleyse ALLAH Teâla Hazretleri sana verdiği vakit, ALLAH'ın veriği bu nimetin eseri ve fazileti senin üzerinde görülmelidir!” 

    (Nesâi, Zinet 83)

  • 756

    Hz. Ömer (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “ Kim şöhret elbisesi giyerse, ALLAH ona zillet elbisesi giydirir.”

    Bir rivayette de şöyle denmiştir:

    “...Kıyamet günü ALLAh ona onun aynısını giydirir, sonra içinde ateşi tutuşturur.”

    (Ebu Davud, Libas 5)

  • 755

    Muaz İbnu Enes (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “ Kim muktedir olduğu halde tevazu maksadıyla (ALLAH için) (kıymetli) elbise giymeyi terkederse, ALLAH kıyamet günü, onu mahlukatın başları üstüne çağırır ve dilediği iman elbisesini giymekte onu muhayyer kılar.”

    (Tirmizi, Kıyamet 40)

  • 754

    Hz. Ebu Hureyre (ra) anlatıyor:

    “ Resulullah (sav) kadın elbisesini giyen erkeğe ve erkek elbisesini giyen kadına lanet etti.”

    (Ebu Davud, Libas 31)

  • 753

    İbni Ebi Müleyke anlatıyor: “ Hz. Aişe (ra)'ye:

    “Kadın (erkeğe mahsus) ayakkabı giyer mi?” diye sormuştum:

    “ Resulullah (sav) kadınlardan erkekleşenlere lanet etti!” diye cevap verdi.”

    (Ebu Davud, Libas 31)

  • 752

    Hz. Aişe (ra) anlatıyor:

    “ Resulullah (sav) ayakkabı giymede, başını taramada, temizlikte ve bütün işlerinde sağdan başlamayı severdi.”

    (Buhari, Salât 47)

  • 751

    Hz. Ebu Hureyre (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “ Biriniz ayakkabı giyince sağdan başlasın, çıkarırken de soldan başlasın (ya ikisini birlikte giysin, ya ikisini birlikte çıkarsın).”

    (Müslim, Libas 67)

  • 750

    İbnu Amr İbni'l-As (ra) anlatıyor: Resulullah (sav):

    “ Kişinin anne ve babasına sövmesi büyük günahlardandır!” buyurmuşlardı. Orada bulunanlar:

    “ Hiç kişi anne ve babasına söver mi?” dediler.

    “ Evet! Kişi, bir başkasının babasına söver, o da babasına söver; annesine söver, o da bunun annesine söver!”buyurdular.”

    (Buhari, Edeb 4)

  • 749

    İbnu Mes'ud (ra) anlatıyor: Dedim ki:

    “Ey ALLAH'ın Resûlü! ALLAH nezdinde en büyük gühan hangisidir?”

    “ Seni yaratmış olan ALLAH'a eş koşmandır!” buyurdular.

    “Sonra hangisidir?” dedim.

    “ Seninle birlikte yiyecek diye, evladını öldürmendir!” buyurdular. Ben yine:

    “ Sonra hangisidir?” dedim.

    “ Komşunun helalliği ile zina etmendir!” buyurdular.”

    (Buhari, Tefsir, Bakara 3, Furkan 3, Edeb 20)

  • 748

    Ubeyd İbnu Umeyr babası (ra)'dan anlatıyor: Resulullah (sav)'a bir adam kebairden sormuştu, şöyle cevap verdiler:

    “ Onlar dokuzdur!”buyurdular ve saydılar: “ Şirk, sihir, insan öldürme, fazi yemek, yetim malı yemek, savaştan kaçmak, namuslu kadınlara iftirada bulunmak, anne ve babaya haksızlık, kıbleniz olan Beytu'l-Haram (da masiyet işlemey)i sağlığınız veya ölümünüzde helal addetmek.”

    (Ebu Davud, Vesâya 10)

  • 747

    Câbir İbnu Atik (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    "Kıskançlıktan bir nevi var ki ALLAH sever; bir kısmı da var ki ALLAH onu sevmez. ALLAH'ın sevdiği kıskançlık, kişinin (mehariminden haram kılınmış bir fiil görmesi ile) şüphe halinde duyduğu kıskançlıktır. ALLAH'ın sevmediği kıskançlık, şüphe olmadan kıskançlık duymasıdır. Aynı şekilde bir kısım gurur vardır ki ALLAH hoşlanmaz, bir kısmı da var, ALLAH hoşlanır. ALLAH Teâla'nın sevdiği gurur, kişinin savaş sırasında ve sadaka verme esnasında nefsine güvenerek duyduğu gururdur. ALLAH'ın buğzedip sevmediği gurur ise, taşkınlık ve övünme sırasında duyduğu gururdur.”

    (Ebu Davud, Cihad 114)

  • 746

    Ebu Hureyre (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “Bir adam, nefsinin hoşuna giden bir takım elbise içinde saçları da yapılmış olarak giderken yürüme sırasında kibre düşmüştü ki, birden yere battı. Kıyamet kopuncaya kadar orada zorlukla batmaya devam edecek.”

    (Buhari, Libas 5)

  • 745

    İbnu Mes'ud (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “ Kim namazda izarını (gömleğini) çalımla yere değecek kadar uzatırsa, ALLAH onun ne günahını affeder, ne de onu kötü amellere karşı korur.”

    (Ebu Davud, Salât 83)

  • 744

    İbnu Ömer (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “ ALLAH, kıyamet günü, büyüklenerek elbisesini sürüyenin yüzüne bakmayacaktır.”

    Bir diğer rivayette: “Elbisesini çalımla sürüyene bakmayacaktır.” denmiştir.

    (Buhari, Libas 1,2,5)

  • 743

    Hz. Ebu Hureyre (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “ İnsanlar, ya cehennem kömüründen başka bir şey olmayan ölmüş ecdadlarıyla övünmekten vazgeçerler,  yahut da, ALLAH katında, burnuyla pislik yuvarlayan mayıs böceğinden daha adi bir dereceye düşerler. ALLAH Teâla Hazretleri sizlerden cahiliye kibrini temizledi. Artık o, muttaki bir mü'min yahut bedbaht bir facirdir. İnsanların hepsi Hz. Âdem'in evlatlarıdır. Âdem ise topraktan yaratılmıştır.”

    (Ebu Davud, Edeb 120)

  • 742

    Selemetu'bnu'l-Ekvâ' (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “ Kişi kendisine (halktan büyük görüp) uzak tuta tuta cebbarlar arasına kaydedilir de başına gelen musibete düçar olur.”

    (Tirmizi, Birr 61)

  • 741

    Amr İbnu Şu'ayb an ebihi an ceddihi (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “ Kıyamet günü, mütekebbirler küçük karıncalar gibi haşrolunurlar. Onları her yönden zillet bürümüştür. Cehennemde Bûles denen bir hapishaneye sevkedilirler. Ateşlerin ateşi onları bürür. Cehennem ehlinin irinleri kendilerine içecek olarak verilir. Bu içeceğe tînetu'l-habâl denir.”

    (Tirmizi, Kıyamet 48)

  • 740

    Hz. Ebu Hureyre (ra) anlatıyor: “ Yakışıklı bir adam Resulullah (sav)'a gelerek:

    “Ben güzelliği seviyorum. Gördüğünüz gibi bana güzellik de verilmiş. Kimsenin beni, ayakkabı bağı bile olsa bu hususta geçmesinden hoşlanmıyorum. Ey ALLAH'ın Resûlü! Bu (haram olan) kibre girer mi?” diye sordu. Aleyhisselatu vesselam buyurdular:

    “ Hayır! Ancak kibr, hakkı ibtal, halkı tahkirdir!” 

    (Ebu Davud, Libas 29)

  • 737

    Muğire İbnu Şe'be (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    “ Benim üzerime söylenen yalan, bir başkası üzerine söylenen yalan gibi değildir. Öyleyse kim bile bile bana yalan nispet ederse, cehennemdeki yerini hazırlasın!”

    (Buhari, Cenâiz 34)

   

-->