İbadetlerinde Herkesten Daha Mükemmel Olması, O’nun (asm) Nübüvvetine Delildir.

Daha önceden dinini hiç öğrenememiş veya farklı bir dine ait bir eser okuyamamış birisinin, kendi başına, hiç bir dinde emsali olmayan mükemmellikte farklı farklı ibadetler ortaya çıkarması mümkün müdür? Çünkü diğer dinlerde olmayan bir ibadeti ortaya çıkaracak birisinin tüm dinlere ait kaynakları gözden geçirmesi lazım. Bu zat okuma yazması olmayan birisi ise bunu nasıl yapabilir?

Diğer bir konu ise, bir insan peygamber olmazsa kendiliğinden ne diye ibadetler icat etsin; sonra da bu icat ettiği ibadetlerde neden bütün insanlardan önde olsun? Hatta diğer Müslümanlara emretmediği ibadetleri, -bütün zorluklarına ve rahatını bozmasına rağmen- kendisine mecbur kılsın. Bu mümkün müdür?

Şimdi yine Hz. Muhammed’e (asm) bakıyoruz:

  • O zat, dininde bulunan bütün ibadetlerin her nevinde en ileridedir. Örneğin bizler için sünnet olan teheccüd namazının, O’na (asm) farz olması bunun güzel bir misalidir.[1] Namazda böyle olduğu gibi oruç ve zekat gibi diğer ibadetleri yapmakta da emsalsizdir.
  • Herkesten daha fazla Allah’dan korkmakta ve hayatını tamamen Allah’ın rızasına uygun olarak geçirmektedir. Geceleri ayakları şişinceye kadar namaz kılmakta[2], tefekkür ve duayla Rabbine kullukta bulunmaktadır. Hatta evine gelen sadaka mallarını dağıtmadan uyuyamamakta, ne zaman dağıtılırsa o zaman rahat etmektedir.[3]
  • En zor şartlarda bile ibadetlerinde ve dininin emirlerinde taviz vermemektedir. Hatta Bedir Savaşı gibi karşısında üç kat fazla düşmanın bulunduğu zor şartlarda bile, cemaatle namazı terk etmeyecek kadar dininin bütün inceliklerini en mükemmel bir şekilde yaşamıştır.[4]
  • Kimseyi taklit etmeyerek, bütün peygamberlerin şeriatlarını mükemmel bir şekilde İslam dininde birleştirmiştir.Yani, Hz. Adem (as)’den kendisine kadar gelen bütün peygamberlerin ibadetlerinin türlerini, dininde en mükemmel şekilde birleştirmiş ve yaşamıştır.

_________________________________________

[1]Müzzemmil Suresi, 1-2. ayetler
[2]Buhârî, Teheccüd 6
[3]M.Yusuf Kandehlevi, Hayat’üs Sahabe, c:, s:333
[4]Nisa Sûresi, 102. ayet

Yazar: 

Yorumlar