11

Abdullah dedi ki: Babam Ömer İbnu'l-Hattab (ra) bana şunu anlattı: “Ben Hz. Peygamber'in (sav) yanında oturuyordum. Derken elbisesi bembeyaz, saçları simsiyah bir adam yanımıza çıkageldi. Üzerinde, yolculuğa delalet eder hiçbir belirti yoktu. Üstelik içimizden kimse onu tanımıyordu da. Gelip Hz. Peygamber'in (sav) önüne oturup dizlerini dizlerine dayadı. Ellerini bacaklarının üstüne hürmetle koyduktan sonra sormaya başladı: “Ey Muhammed! Bana İslam hakkında bilgi ver? Hz. Peygamber (sav) açıkladı:

“ İslam, ALLAH'tan başka ilah olmadığına, Muhammed'in O'nun kulu ve elçisi olduğuna şehadet etmen, namaz kılman, zekat vermen, ramazan orucu tutman, gücün yettiği takdirde Beytullah'a haccetmendir.”

Yabancı: “Doğru söyledin.” diye tasdik etti. Biz hem sorup hem de söyleneni tasdik etmesine hayret ettik. Sonra tekrar sordu: “Bana iman hakkında bilgi ver.” Hz. Peygamber (sav) açıkladı:

“ALLAH'a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe inanmandır. Kadere, yani hayır ve şerrin ALLAH'tan olduğuna da inanmaktır.”

Yabancı yine: “Doğru söyledin!” diye tasdik etti. Sonra tekrar sordu: “Bana ihsan hakkında bilgi ver?” Hz. Peygamber (sav) açıkladı:

“İhsan ALLAH'ı sanki gözlerinle görüyormuşsun gibi ALLAH'a ibadet etmendir. Sen O'nu görmesen de O seni görüyor.” 

Adam tekrar sordu: “Bana kıyamet(in ne zaman kopacağı) hakkında bilgi ver?” Hz. Peygamber (sav) bu sefer:

“Kıyamet hakkında kendisinden sorulan, sorandan fazla Bir şey bilmiyor.”

karşılığını verdi. Yabancı “Öyleyse kıyamet alametlerinden haber ver!” dedi. Hz. Peygamber (sav) şu açıklamayı yaptı:

“Köle kadınların efendilerini doğurmaları, yalın ayak, üstü çıplak, fakir davar çobanlarının yüksek binalar yapmada yarıştıklarını görmendir.”

Bu söz üzerine yabancı çıktı gitti. Ben epeyce bir müddet kaldım. Hz. Peygamber (sav) “Ey Ömer, sual soran bu zatın kim olduğunu biliyor musun?” dedi. Ben; “ALLAH ve Rasulü daha iyi bilir.” deyince şu açıklamayı yaptı:

“Bu, Cebrail Aleyhisselam'dı. Size dininizi öğretmeye geldi.” (Müslim, İman 1)

   

-->